Türkiye ekonomisi, küresel çapta yaşanan belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen büyüme trendini sürdürmeyi başardı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan son verilere göre, ülke ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyüme kaydetti. Bu sonuçla birlikte kesintisiz büyüme süreci 24 çeyreğe ulaştı. Yılın ilk yarısındaki toplam büyüme ise yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti.
Açıklanan rakamlarla birlikte Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) rekor bir eşiği geride bırakarak dolar bazında 1,7 trilyon doları aştı. TL bazında ise GSYH, Haziran sonu itibarıyla 73 trilyon liraya ulaştı. İkinci çeyrekteki ekonomik tablo incelendiğinde, büyümenin temel sürükleyicisinin vatandaşların tüketim harcamaları olduğu görüldü. Bununla birlikte, dış ticaret dengesinden gelen olumlu sinyaller de dikkat çekti.
Sektörel bazdaki gelişmeler incelendiğinde en yüksek büyüme oranının tarım sektöründe yaşandığı görüldü. Olumlu hava koşullarının da desteğiyle tarım sektörü ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüyerek ekonomiye önemli bir katkı sundu. Yılın ilk çeyreğinde daralma yaşayan sanayi sektörü ise yavaşlamasına rağmen pozitif bölgede kalmayı başardı ve yüzde 2,4 büyüdü. Buna karşın, inşaat sektörü uzun bir aranın ardından ilk kez daralma gösterdi.
Ekonomi yönetiminden büyüme verilerine ilişkin yapılan değerlendirmelerde ise kararlılık vurgusu öne çıktı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel zorluklara rağmen ekonominin direncini koruduğunu belirterek dengeli büyüme politikalarının sürdürüleceğini ifade etti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise Türkiye'nin borç oranlarının dünya ortalamasının çok altında olduğuna dikkat çekerek, dezenflasyon süreciyle birlikte büyümenin kademeli olarak artmasını beklediklerini kaydetti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise dış ticaret hedeflerine emin adımlarla yürüdüklerini vurguladı.