Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun'da gençlerle sohbet etti ve merak edilen sorulara yanıt verdi. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Bandırma vapuru ile başlayıp TCG Anodulu ile devam eden bu rota Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin nişanesidir. Bugüne kadar bizler fırtınalı denizlerde Türkiye'yi sahili selamete ulaştırmayı başardık.
Coğrafyamızın kriz, savaş, çatışmalarla boğuştuğu zorlu dönemde, milletimizi bu tehlikelerden uzak tuttuk. Ülkemize pekçok alanda tarihi başarılar, tarihi zaferler kazandırdık.
Yarın Türkiye'nin kaptan köşküne sizler geçeceksiniz. 86 milyonun yanısıra ümidini Türkiye'ye bağlamış yüz milyonlarca mazlumun emanetini de sizler yükleneceksiniz. İnanıyorum ki, hepiniz taşıdığınız bu mesuliyetin bilinciyle ülkemize ve milletimize en güzel şekilde hizmet edecek Türkiye'yi her kulvarda çok daha iyi yerlere getireceksiniz.
Gençlik bir devam ve beka halkasıdır. Geçmişi geleceğe taşıyan en kritik insan kaynağıdır.
Biz hep şuna inandık; gençliğin herşeyden evvel inandığı ve takipçisi olduğu ulvi bir davası olmalıdır. Bu dava öyle günübirlik gelip geçici heveslere değil asırları kuşatan güçlü bir mefkureye dayanmalıdır.
Merhum Cemil Meriç'in sözleriyle 'Bu dava irfanımızı yeniden fethetmek, dava ecdadın tefekkür özellikle hazinelerini bugünkü nesillerin tecessüsüne, yani görme anlama merakına açmak, bir kelimeyle bugünü düne bağlamaktır" Biz de şahsen hem yarım asrı aşan siyaset hayatımızda hem de AK Parti'nin çeyrek asırlık yolculuğunda gençlerle yol yürümeye, gençlerin davasına omuz vermeye gayret ettik. Gençleri siyasetin merkezine almak, unutmayın bir irade meselesidir.
Böyle dedik ve bunun da gereğini yaptık?.Ne yaptık?.Seçilme yaşını 30'dan 18'e indirerek siyasette gençlerin önünü açtık. Özel sektörden eğitim ve spora, kamu yönetiminden kültür sanat ve sivil topluma gençlere her türlü desteği sağladık.
Bir gencimizi daha nasıl kazanabiliriz, bir gencimizi daha bu milletin istiklal yürüyüşüne nasıl dahil edebiliriz, diyerek her fırsatta sizlerin yanında olduk. Bu milletin evlatlarını geçmişte sağcı-solcu, ilerici-gerici, alevi-sünni diyerek birbirinden ayırdılar.
Türkiye'yi ayağa kaldıracak nesilleri heba etmekte hiçbir sınır tanımadılar. Dün 12 Eylül darbesinin 46. yıldönümüydü.
O karanlık günlerde gençler işkence gördüler. Samsunlu gençler de vardı bu işkence görenlerin içinde.
İdam sephalarında infaz edildiler, yüzbinlerce gencin hayatı zinden edildi, geleceği ellerinden alındı. Anneler, babalar gözü gibi bakıp, büyüttükleri kınalı kuzularını vesayetçilere kurban verdi.
Bizim tüm gayemiz işte bu kötü günlerin bir daha yaşanmamısıdır. O yüzden gençlerimizle sık sık biraraya geliyor, istişare ediyoruz.
Sizlerin fikirleri, talepleri, ihtiyaçları doğrultusunda kendimizi güncelliyoruz. Aralık'ta Gençlik Buluşmaları Kampüs programında 81 ilimiz 207 üniversitemizden gelen gençlerimizle İstanbul'da buluşmuştuk.
Mayıs ayında 100 bini aşkın gencimizle bir gençlik şöleninde Kocaeli'nde bir araya geldik. Şimdi de Sakarya Meydan muhaberesinin 105. yıldönümünde sizlerle beraberiz.
Tabii gençleri sömürülecek oy deposu olarak görenler, şahsi ikballeri için gençleri aparat olarak kullananlar bundan rahatsızlık duyuyorlar. Varsın olsunlar, biz onlara hiçbir zaman aldırmadık, bundan sonra da aldırmayacağız. Gençlerle yoldaşlık etmeye, kardeşlik etmeye devam edeceğiz.
Güneydoğu, Doğu, bu bölgelerde terörden yana sıkıntılarımız çok büyüktü. Allah'a hamdolsun şu anda Güneydoğu Anadolu'da, Doğu Anadolu'da artık terör diye bir şey kalmadı.
Yaylalarda otlaklar bayağı hareketli, canlı. Bu otlaklarda artık benim Güneydoğu, Doğu Anadolu'daki kardeşlerim rahatlıkla buralara çıkabiliyorlar.
Buralarda rahatlıkla bütün otlaklarda ellerindeki küçükbaş, büyükbaş, bunları otlatabiliyorlar. Bunları otlatırken de huzur içindeler.
Bölgede de artık hamdolsun sıkıntılar adeta yok. Şimdi hedef daha büyük çapta Güneydoğu'da, Doğu'da bölgenin geneline huzurlu bir havayı getirmek.
Yıllardır 'dünya beşten büyüktür' dedik. Demeye de devam ediyoruz.
Bununla da kalmadık. Bir şey daha söyledik; daha adil bir dünya mümkün.
Bütün mesele bu. Daha adil bir dünya mümkün.
Nasıl mümkün?.İşte şu anda Hürmüz Boğazı'nda olanları takip ediyoruz değil mi?.Sadece Hürmüz Boğazı'nda olanlar değil. Bakıyorsunuz Körfez'de birçok yerde ciddi manada sıkıntılar var.
Bu sıkıntıların darboğaz ettiği yerler neler?.İslam dünyası. Bizler Türkiye olarak İslam dünyasının yaşadığı bu sıkıntıları inşallah bir an önce aşalım diyoruz.
Bunu aşmak için de Türkiye artık bölgeye ağırlığını koydu ve koyuyor ve koyacağız. İşi hafife alamayız.
Çünkü Türkiye'den beklentiler çok. Unutmayın; biz Riyad'daki Mekke'deki savunma paktıyla ilgili niye attık?.Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye bir araya geldik bir adım attık.
Attığımız adım işte bu üç ülke bir araya gelsin ve attığımız bu adımla inşallah İslam dünyasına buradan bir sinyal verelim. Güzel gelişmeler var, bunu da başaracağız.
Bir sağdan bir soldan demek suretiyle maalesef darbeci zihniyetler o dönemin gençlerini bu şekilde yediler. O gençlerden ne yazık ki, niceleri öldürüldü.
Bunları ne görmek ne de yaşamak isterdik. Ama ne yazık ki bunları gördük ve yaşadık.
Temennimiz odur ki, bundan sonraki süreçte aynı durumlar olmasın. Bir sağdan bir soldan gençler öldürülmesin.
Hiç böyle bir şeye fırsat verilmesin. Herkes dimdik yoluna devam etsin.
Ve eserleriyle inşallah gençler ortaya koydukları bütün varlıklarıyla geleceğin Türkiyesini onlar hazırlasınlar ve onlarla da biz iftihar edelim.