Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde: "Sevgili gençler, Samsun'umuzun kıymetli evlatları, çevre illerden buluşmamıza iştirak eden liseli ve üniversiteli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle selamlıyorum. Karadeniz'in kapısı Samsun'da, bağımsızlık meşalesini yaktığımız ilk şehirde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Tabii bugün bizim için Samsun'da gerçekten anlamlı bir gün yaşadık, yaşıyoruz. Şehir Hastanemizin açılışını yapmak üzere geldiğimiz Samsun'da gençlik buluşmalarımızın bir yenisini daha sizlerle bir arada Samsun'da gerçekleştiriyoruz.
Her gençlik buluşmamızda olduğu gibi bugün de Türkiye'yi, dünyayı ve geleceğimizi sizlerle konuşacağız. Şunu sözlerimin hemen başında ifade etmek istiyorum: 107 sene önce Samsun'dan başlayan İstiklal yürüyüşü, bugün büyük ve güçlü Türkiye istikametinde hamdolsun devam ediyor. "Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin de bir nişanesidir" Bakınız, hemen arkamızda istiklalden istikbale uzanan bu güzergâhın iki güçlü sembolü bizlere iştirak ediyor.
Bir tarafta Bandırma Vapuru, hemen yanı başında TCG Anadolu gemisi. Bandırma Vapuru ile başlayıp TCG Anadolu ile devam eden bu rota, Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin de bir nişanesidir.
Allah'ıma hamdolsun, bugüne kadar bizler fırtınalı denizlerde Türkiye'yi sahili selamete ulaştırmayı başardık. Coğrafyamızın krizlerle, savaşlarla, çatışmalarla boğuştuğu zorlu bir dönemde milletimizi bu tehlikelerden uzak tuttuk.
Ülkemize pek çok alanda tarihi başarılar, tarihi zaferler kazandırdık. Yarın Türkiye'nin kaptan köşküne sizler geçeceksiniz. 86 milyonun yanı sıra ümidini Türkiye'ye bağlamış yüz milyonlarca mazlumun emanetini de sizler yükleneceksiniz.
İnanıyorum ki hepiniz taşıdığınız bu sorumluluğun bilinci ile ülkemize ve milletimize en güzel şekilde hizmet edecek, Türkiye'yi her kulvarda çok daha iyi yerlere getireceksiniz. Sevgili gençler; gençlik bir devam ve beka halkasıdır.
Geçmişi geleceğe taşıyan en kritik insan kaynağıdır. Biz hep şuna inandık: Gençliğin her şeyden evvel inandığı ve takipçisi olduğu ulvi bir davası olmalıdır.
Bu dava öyle günübirlik, gelip geçici heveslere değil; asırları kuşatan güçlü bir mefkûreye dayanmalıdır. Merhum Cemil Meriç'in sözleriyle; bu dava irfanımızı yeniden fethetmek, dava ecdadın tefekkür özellikle hazinelerini bugünkü nesillerin tecessüsüne —yani görme, anlama merakına— açmak; bir kelimeyle bugünü düne bağlamaktır.
Evet, biz de şahsen hem yarım asrı aşan siyaset hayatımızda hem de AK Parti'nin çeyrek asırlık yolculuğunda hep gençlerle yol yürümeye, gençlerin davasına omuz vermeye gayret ettik. Gençleri siyasetin merkezine almak, unutmayın, bir irade meselesidir.
Böyle dedik ve bunun da gereğini yaptık. Ne yaptık?.Seçilme yaşını 30'dan 18'e indirerek siyasette gençlerin önünü açtık.
Özel sektörden eğitim ve spora, kamu yönetiminden kültür, sanat ve sivil topluma gençlere her türlü desteği sağladık. "Bir gencimizi daha nasıl kazanabiliriz, bir gencimizi daha bu milletin istiklal yürüyüşüne nasıl dâhil edebiliriz?" diyerek her fırsatta sizlerin yanında olduk. Şunu daima aklımızın bir köşesinde tuttuk: Bu milletin evlatlarını geçmişte sağcı-solcu, ilerici-gerici, Alevi-Sünni diyerek birbirinden ayırdılar.
Türkiye'yi ayağa kaldıracak nesilleri heba etmekte hiçbir sınır tanımadılar. Bakınız sevgili gençler, dün 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümüydü.
O karanlık günlerde gençler işkence gördüler. Samsunlu gençler de vardı bu işkence görenlerin içinde.
İdam sehpalarında infaz edildiler. Yüz binlerce gencin hayatı zindan edildi.
Geleceği ellerinden alındı. Anneler, babalar gözü gibi bakıp büyüttükleri, yıllar yılı üzerine titredikleri kınalı kuzularını vesayetçilere kurban verdi.
Bizim tüm gayemiz işte bu kötü günlerin bir daha yaşanmamasıdır. O yüzden gençlerimizle sık sık bir araya geliyor, istişare ediyoruz.
Sizlerin fikirleri, talepleri, ihtiyaçları doğrultusunda kendimizi güncelliyoruz. Aralık'ta Gençlik Buluşmaları Kampüs programı kapsamında 81 ilimiz ve 207 üniversitemizden gelen gençlerimizle İstanbul'da buluşmuştuk.
Yine Mayıs ayında Türkiye'nin dört bir yanından 100 bini aşkın gencimizle bir Gençlik Şöleni'nde Kocaeli'nde bir araya geldik. Şimdi de Sakarya Meydan Muharebesi'nin zaferle sonuçlanmasının 105. yıl dönümünde sizlerle beraberiz.
Tabii gençleri sömürülecek bir oy deposu olarak görenler, şahsi ikballeri için gençleri aparat olarak kullananlar bundan rahatsızlık duyuyorlar. Varsın olsunlar.
Biz onlara hiçbir zaman aldırmadık, bundan sonra da aldırmayacağız. Gençlerle kucaklaşmaya, gençlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğiz.
Rabbim yolumuzu açık etsin diyorum. Buluşmamızı teşrif eden siz kardeşlerime teşekkür ediyor, programda emeği geçen kardeşlerimi kutluyor, şimdi sözü sizlere bırakıyorum.