İstanbul'da 2019 yılında hayatlarını birleştiren mağaza müdürü G.S. ile satış temsilcisi T.S. çifti, evliliklerinin dördüncü yılında mahkemeye başvurdu. Karşılıklı açılan çekişmeli boşanma davasında taraflar birbirlerini suçlarken, mahkeme heyeti verdiği kararla dikkat çekti. T.S., evlilik sürecinde psikolojik olarak yıprandığını iddia ederek toplamda 1 milyon TL tazminat ile aylık nafaka talebinde bulundu.
Davaya karşı hamle yapan G.S. ise eşinin, cezaevinde bulunan eski eşiyle görüntülü olarak görüştüğünü ve mektuplaştığını öne sürdü. Bu durumun evlilik birliğine sarsıcı bir darbe vurduğunu belirten G.S., kendisinin de maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Yargılama sürecinde dinlenen tanık ifadeleri de davanın seyrini değiştirdi. Çiftin ortak arkadaşı olan tanık P.Y., T.S.'nin ev işleriyle ilgilenmediğini, evi sürekli dağınık bıraktığını ve yemekleri G.S.'nin yaptığını belirtti. Ayrıca tanık, T.S.'nin cezaevindeki eski eşiyle yaptığı görüntülü görüşmelere bizzat şahit olduğunu, bu görüşmelerin sınırları aşan bir samimiyet içerdiğini ve kadını bu konuda uyardığını mahkemede anlattı.
Dava dosyasını karara bağlayan yerel mahkeme, eski eşiyle iletişim kurduğu ve mektuplaştığı belirlenen T.S.'yi evlilik birliğindeki olaylarda tam kusurlu buldu. Mahkeme, kadının talep ettiği nafakayı reddederek tedbir nafakasını kaldırdı ve G.S. lehine toplam 200 bin TL tazminata hükmetti.
Kararın ardından açıklamalarda bulunan G.S.'nin avukatı Özge İrem Aksu, müvekkilinin evlilik boyunca eşine ve onun ilk evliliğinden olan çocuğuna karşı sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini vurguladı. Müvekkilinin evde eşinin eski eşine yazdığı özel defterleri bulduğunu belirten Aksu, sürecin erkek tarafı için psikolojik açıdan oldukça yıpratıcı geçtiğini ifade etti. Mahkemenin verdiği kararın hukuki açıdan çok kıymetli olduğunu belirten avukat, aldatma fiilinin cinsiyet fark etmeksizin aynı hukuki karşılığı bulması gerektiğini vurguladı.