Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarla Kuzey Amerika'da yeni bir diplomatik ve coğrafi tartışmanın fitilini ateşledi. ABD'nin New York eyaleti ile Kanada'nın Ontario eyaletini birbirinden ayıran stratejik öneme sahip Ontario Gölü'nün adını değiştirmeyi düşündüklerini belirten Trump, bu hamlenin arkasındaki gerekçe olarak Kanada ile ticari ilişkilerde gelinen noktayı işaret etti. Trump, yaptığı paylaşımda, 'ABD, Ontario Gölü'nün adını Amerika Gölü olarak değiştirmeyi ciddi şekilde değerlendiriyor zira artık Ontario ile iş yapacağımızı pek sanmıyoruz' ifadelerine yer verdi.
Bu çıkış, ABD ile Kanada arasında son dönemde tırmanan ekonomik ve siyasi gerilimlerin en son halkası oldu. İki ülke arasında geçtiğimiz hafta yürütülen ticari müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından Beyaz Saray, sert tedbirleri devreye sokmuştu. Trump yönetimi, önümüzdeki yıldan itibaren Kanada'dan ithal edilecek otomobiller, kamyonlar, otomotiv yan sanayi ürünleri ve çeliğe yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu. Bu hamleye Kanada kanadından da gecikmeden yanıt gelmiş, Kanada Başbakanı Mark Carney ülkenin işçilerini, çiftçilerini ve sanayicisini korumak adına Washington'ın yeni tarifelerine misillemeyle karşılık vereceklerini duyurmuştu.
Göl ismi tartışmasının yanı sıra, iki lider arasında iç politika ve dil politikaları üzerinden de gerginlik yaşandı. Kanada Başbakanı Carney'nin, iki ülke arasındaki ticari anlaşma taslağının 'Kanada'da Fransızca'ya yönelik tehditler barındırdığı' yönündeki iddialarına tepki gösteren Trump, Kanadalıların diline müdahale etmeyeceğini savundu. ABD Başkanı, Carney'yi özellikle nüfusunun çoğunluğu Fransızca konuşan Quebec eyaletine yönelik siyasi çıkar amaçlı hamleler yapmakla suçladı. Öte yandan Ontario Başbakanı Doug Ford ile Trump arasında da sert bir polemik yaşanmış; Ford'un ABD'nin tarife kararlarını eleştirmesine Trump 'böbürlenme' diyerek karşılık vermişti.
Gözlemciler, Trump'ın gölün adını değiştirme teklifini, geçmişte Meksika Körfezi'nin adının 'Amerika Körfezi' olarak değiştirilmesine yönelik imzaladığı başkanlık kararnamesine benzer bir baskı unsuru olarak değerlendiriyor. İki komşu ülke arasındaki kriz, ticaret savaşlarından kültürel ve coğrafi aidiyet tartışmalarına kadar geniş bir yelpazede derinleşmeye devam ediyor.