Sosyal medya platformlarının çocuk kullanıcılar üzerindeki etkileri ve içerik kısıtlamaları, küresel boyutta yeni hukuki süreçleri beraberinde getirdi. ABD'de 29 eyalet, 13 yaşından küçük kullanıcıların platformlarda var olmasına göz yumduğu ve yeterli önlem almadığı gerekçesiyle Meta hakkında devasa bir dava süreci başlattı. Kaliforniya, Colorado, Kentucky ve New Jersey'in öncülük ettiği dava dosyalarında toplam 1.4 trilyon dolarlık tazminat talebinde bulunulurken, yaşanan bu gelişmeler teknoloji devlerinin sorumluluk tartışmalarını yeniden zirveye taşıdı.
Hukuki baskıların artmasının ardından Meta, milyarlarca dolarlık bir uzlaşma yoluna gitmeyi kabul etti. Yargı onayından geçmesi beklenen anlaşma çerçevesinde, ABD'deki 18 yaşından küçük kullanıcıların hesaplarına günlük iki saatlik otomatik kullanım sınırı getirilecek. Ayrıca gece yarısından sabah saat 06.00'ya kadar olan zaman diliminde hesaplara erişim ancak ebeveyn onayıyla mümkün olacak. Yaş doğrulama mekanizmalarının ve ebeveyn denetimlerinin de ciddi şekilde artırılacağı duyuruldu.
Yaşanan bu küresel gelişmeleri değerlendiren Sosyal Medya Araştırmacısı ve Dijital İletişim Danışmanı Ümit Sanlav, dijital platformların çocuklara karşı sorumluluklarında tarihi bir dönüm noktasına gelindiğini belirtti. Sorunun sadece zararlı içeriklerden ibaret olmadığını vurgulayan Sanlav, platformların çocukları ekranda tutmak için tasarlanan sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve bildirim gibi algoritmik tuzaklarına dikkat çekti. Ticari tasarım tercihlerinin doğrudan çocuk güvenliği krizine yol açtığını ifade eden uzman isim, çocukların dijital güvenliğinin şirketlerin iyi niyetine terk edilemeyeceğinin altını çizdi.
Türkiye'deki hukuki tabloya da değinen Sanlav, küresel teknoloji şirketlerinin yerel kanunlara uymak zorunda olduğunu hatırlattı. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun (TİHEK) Meta aleyhine verdiği karara dikkat çeken Sanlav, sunucu ve aktivist İkbal Gürpınar'ın Filistin paylaşımlarının kasıtlı olarak kısıtlanması ve erişim engeline uğraması nedeniyle şirkete idari para cezası kesildiğini hatırlattı. Bir tarafta çocukların ekran bağımlılığıyla manipüle edilmesi, diğer tarafta ise ifade özgürlüğünün algoritmik müdahalelerle gasp edilmesi gibi iki büyük sorunun varlığına işaret eden Sanlav, dijital platformların hiçbir devletin hukuk sisteminin üzerinde olmadığını ve sıkı bir denetime tabi tutulmaları gerektiğini sözlerine ekledi.