Nepal ve Çin'in Tibet bölgesi sınır hattında meydana gelen yıkıcı sel ve heyelan felaketinin arkasındaki gizem, uzmanların yürüttüğü kapsamlı teknik incelemeler sonucunda aydınlatıldı. Bölgede yaşanan ve bilançonun her geçen saat ağırlaştığı felaketin başlangıçta bir deprem nedeniyle tetiklendiği sanılsa da, uydu görüntüleri ve sismik verilerin detaylı analizi gerçeğin çok daha farklı olduğunu ortaya koydu.
Felaketin ilk anlarında, sismik hareketlilikler nedeniyle olayın bir depremle başladığı ve heyelanın nehir yatağını tıkamasıyla suların vadiye yayıldığı rapor edilmişti. Ancak uluslararası deprem araştırma kurullarının ve yerel sismik istasyonların kayıtları üzerinde yapılan derinlemesine çalışmalar, deprem bulgusunu yalanladı. Uzmanlar, kaydedilen sismik dalgaların aslında devasa bir buzulun çökmesinden ve ardından oluşan enkaz akışından kaynaklandığını belirledi.
Bilim insanlarının açıklamalarına göre, deniz seviyesinden yaklaşık 5 bin 180 metre yükseklikte bulunan ve yaklaşık 610 metre genişliğe sahip devasa bir buzul kütlesi ana gövdeden koptu. Yaklaşık 1.220 metre boyunca dikey olarak düşen bu dev kütle, vadi tabanına çarparak hayal edilemeyecek büyüklükte bir yıkım enerjisi açığa çıkardı. Akademisyenler bu olayı, 100 ila 200 metre yüksekliğinde adeta "gökyüzünden gelen bir tsunami" olarak nitelendirirken, yaklaşık 20 milyon metreküp suyun serbest kaldığını vurguladı.
Çamur, kaya, buz ve sudan oluşan dev akışın Rasuwa Vadisi'ndeki yerleşimleri yerle bir etmesi sonucu köyler, yollar ve kritik altyapı sular altında kaldı. Suların kısmen çekilmesiyle birlikte bölgede metrelerce kalınlığında çamur katmanları ve devasa enkaz alanları ortaya çıktı. Afet yönetim birimlerinin paylaştığı son verilere göre, Nepal ve Tibet genelinde kayıp insan sayısı bin 300'ü aşarken, can kaybı ise 289'a yükseldi. Kayıp kişilerin arasında çok sayıda yerli vatandaşın yanı sıra ABD, İngiltere, Avustralya, Hindistan ve Kanada gibi farklı ülkelerden turistlerin de bulunduğu doğrulandı.
Ulaşım yollarının ve köprülerin tamamen yıkılması nedeniyle karadan erişimin imkansız hale geldiği felaket bölgesinde, Nepal ordusu ve arama kurtarma ekipleri çalışmalarını havadan yürütüyor. Helikopterler aracılığıyla mahsur kalan yüzlerce kişi güvenli bölgelere ve başkent Katmandu'ya tahliye edilirken, uluslararası araştırma merkezleri nehir yataklarında oluşabilecek yeni tıkanıklıklar ve olası ikincil sel dalgaları konusunda bölge halkını ve yetkilileri uyardı.