Dolandırıcılık vakalarında son dönemde yeni ve son derece tehlikeli bir yöntem türedi. Daha önce çeşitli yöntemlerle dolandırılan ve maddi kayıp yaşayan vatandaşlar, bu kez 'paralarınızı geri getireceğiz' vadeden yeni bir şebekenin hedefi oluyor. Siber suç uzmanları, bu yöntemi 'ikincil dolandırıcılık' olarak adlandırırken, mağdurların yaşadığı travma ve kayıpların katlanarak arttığına dikkat çekiyor.
Sistem, ilk dolandırıcılık olayının ardından devreye giren profesyonel bir kurguyla işliyor. Şebeke üyeleri, mağdurların daha önce ne kadar para kaybettiğini, hangi senaryoya kandıklarını ve en zayıf anlarını en ince detayına kadar biliyor. 'Kolay av listesi' adı verilen özel veri tabanlarında tutulan bu bilgiler sayesinde, mağdurlara sanki her şeyden haberdar resmi bir makam arıyormuş gibi yaklaşılıyor.
Süreç adeta tiyatro oyununu andıran bir senaryo ile yürütülüyor. Önce 'iyi haberci' rolündeki kişi arayarak paranızın bulunduğunu müjdeliyor. Ardından devreye giren sahte avukatlar ve banka görevlileri; dosya masrafı, vergi veya bloke kaldırma bedeli gibi adlar altında peşin ödemeler talep ediyor. İlk şoku atlatan ve parasını geri alma umuduyla yanıp tutuşan mağdurlar, kalan son birikimlerini, hatta borçlanarak buldukları paraları da bu kişilere kaptırıyor. Öyle ki, bu tuzak yüzünden oturduğu evi, arabasını ve tüm mal varlığını kaybeden mağdur dosyaları bulunuyor.
Uzmanlar, bu tür tuzaklara karşı vatandaşların son derece uyanık olması gerektiğinin altını çiziyor. Hiçbir resmi kurumun telefonla arayarak 'paranızı kurtaracağız' diyerek peşin masraf veya komisyon istemeyeceğini belirten yetkililer; aciliyet hissi yaratan, baskı kuran ve şüphe uyandıran durumlarda derhal iletişimin kesilmesi gerektiğini vurguluyor. Olası bir dolandırıcılık durumunda ise vakit kaybetmeden Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurulması, dijital delillerin saklanması ve banka transferlerinde ilk saatlerin kritik olduğu hatırlatılıyor.