Güney Kore'de ortaya çıkan ve kamuoyunda büyük infiale yol açan sahte kayıt skandalı, ülkenin emniyet teşkilatını ve kayıp prosedürlerini altüst etti. Yaşanan olayların ardından harekete geçen Devlet Başkanı Lee Jae Myung, polisin süreçteki ihmal ve sorumluluklarının titizlikle soruşturulması ve acil bir reform planının hayata geçirilmesi talimatını verdi. İçişleri Bakanı Yun Hojung ise çarşamba günü yaptığı açıklamada kamuoyundan özür dileyerek, yaşanan trajedilerin emniyetin kayıp şahıs süreçlerindeki derin yapısal aksaklıklarını gün yüzüne çıkardığını ifade etti.
Skandalın merkezinde, Jeju Adası'ndaki Jeju Batı Polis Karakolu'nda kayıp şahıslar biriminde görev yapan bir polis memurunun usulsüzlükleri yer alıyor. Tutuklanan memurun, mayıs ayı ortasında partneri tarafından kayıp ihbarı yapılan 37 yaşındaki Jang Mi-ran'ın dosyasını ihbardan yalnızca iki buçuk saat sonra kapattığı ortaya çıktı. Memurun, kayıp kadınla görüştüğünü ve kadının konumunun paylaşılmasını istemediğini öne sürdüğü, ancak resmi polis kayıtlarında bu yönde herhangi bir iletişim izine rastlanmadığı belirlendi. Genç kadının cansız bedeni, kayboluşundan 104 gün sonra evinin çok yakınındaki bir palmiye çiftliğinde ölü olarak bulundu. Aynı memurun, temmuz ayı başında ailesi tarafından aranan 60'lı yaşlardaki bir erkeğin dosyasını da aynı gün içinde kapattığı ve bu kişinin de cansız bedenine ulaşıldığı kaydedildi. Jeju İl Emniyet Müdürlüğü, görevini kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçlamalarıyla tutuklanan şüphelinin suçlamaları reddettiğini bildirdi.
Yaşanan bu vakalar, Güney Kore'deki kayıp yetişkin prosedürlerini yeniden tartışmaya açtı. Ülkede geçen yıl 70 binden fazla kayıp yetişkin ihbarı yapılmasına rağmen vakaların yüzde 99,7'sinin kapsamlı bir arama yapılmadan kapatıldığı ve bu kişilerden 931'inin cesedine ulaşıldığı açıklandı. Güney Kore yasalarına göre yalnızca çocuklar, otizmli bireyler, demans hastaları ve zihinsel engelliler resmi olarak "kayıp" statüsüne alınabiliyor. Bu statü polise telefon konum verilerini isteme, acil durum uyarısı gönderme ve DNA eşleştirme yetkisi tanırken; bu tanımın dışındaki yetişkinler "evden kaçan" sınıfına giriyor ve otomatik arama imkanları devreye girmiyor.
Devlet yetkililerinin açıklamalarına göre, son on yılda kayıp yetişkinlerin aranmasını kolaylaştıracak 10'dan fazla yasa tasarısı sunulmasına rağmen hiçbiri parlamentodan onay alamadı. Düzenlemeye karşı çıkan kesimler, yetişkinlerin kendi iradeleriyle ortadan kaybolma özgürlüğünü savunurken, polise verilecek geniş takip yetkilerinin alacaklılar veya aile içi şiddet failleri tarafından kötüye yazılabileceği endişesini dile getiriyor. Yetkililer, kasım ayına kadar tamamlanması planlanan kapsamlı incelemeler neticesinde usulsüzlük tespit edilen binlerce dosyanın yeniden açılacağını duyurdu.