Washington yönetimi, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak amacıyla yeni bir yaptırım stratejisini resmen devreye soktu. ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan kapsamlı paket; İran'ın petrol gelirlerini, finansal altyapısını ve dış ticaret ağlarını doğrudan hedef alıyor.
Uygulanan yeni ekonomik politikaların ardından serbest piyasada İran riyali tarihte ilk kez dolar karşısında 2 milyon barajını aşarak rekor düzeyde değer kaybetti. Savaş sürecinin başlamasından bu yana yaşanan kayıp yüzde 22'yi bulurken, yıl başından itibaren görülen toplam değer kaybı yüzde 42'yi geride bıraktı. Uzmanlar, 2018 yılında başlatılan ve sonuç vermeyen "azami baskı" politikasının, bu kez askeri abluka unsurlarıyla birlikte daha geniş bir formatta uygulandığına dikkat çekiyor.
Yeni stratejinin en kritik ayağını ise Tahran'ın enerji ihracatı oluşturuyor. ABD, sadece petrol satışını engellemekle kalmayıp; taşıma operasyonlarını, satış bedellerinin tahsilatını ve gelirlerin ülkeye transferini sağlayan finansal kanalları da ablukaya alıyor. Bu noktada en büyük belirsizlik ise İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin'in ve Çinli finans kuruluşlarının Washington'ın ikincil yaptırımlarına karşı nasıl bir tutum sergileyeceği olarak öne çıkıyor.
İran cephesinden ise Washington'ın ekonomik savaş hamlelerine karşı sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Tahran yönetimi, geçmişte olduğu gibi gölge filo, alternatif ödeme yöntemleri ve paravan şirketler gibi mekanizmalarla yaptırımları delmeye çalışırken, güvenlik bürokrasisinden gelen açıklamalarda ekonomik savaşa destek veren ülkelerin çıkarlarının hedef alınabileceği vurgulanıyor. ABD'nin devreye soktuğu bu ağır ekonomik maliyetin Tahran'ı siyasi ve nükleer politikalarda geri adım atmaya zorlayıp zorlamayacağı ise uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.