İzmir'in Çeşme ilçesinde yaşayan 11. sınıf öğrencisi 16ındaki Doğa Ergün, ailesinin işlettiği dalış merkezinin de etkisiyle çok küçük yaşlardan itibaren kendini mavi suların büyüleyici dünyasında buldu. Deniz tutkusu zamanla sanatsal bir ifade biçimine dönüşen genç yetenek, sualtı fotoğrafçılığı alanında uluslararası başarılara imza atmaya başladı. İlk denemelerini ailesinin kameralarıyla yapan ve ekipmanlarını kendi kazançlarıyla yenileyen Ergün, kısa sürede hatırı sayılır bir sanatsal birikim elde etti.
Çeşme'de bugüne kadar dört kişisel sergi açan ve uluslararası platformlardaki yarışmalara katılan genç fotoğrafçı, en büyük çıkışını prestijli bir organizasyonda gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce karenin katıldığı Sony World Photography Awards'ın Gençlik kategorisinde, yaklaşık 430 bin eser arasından ilk 9'a kalmayı başaran Ergün'ün fotoğrafı, İngiltere'deki tarihi Somerset Sarayı'nda sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Bu başarısının ardından Litvanya'da düzenlenen "21. Yüzyılın Gençleri" yarışmasında da dünya üçüncülüğü elde eden genç yetenek, uluslararası dergilerde de boy gösterdi.
Sualtı fotoğrafçılığında sadece estetik kareler yakalamakla yetinmeyen Doğa Ergün, eserlerinin ana temasını insan faktörüne ve doğaya verilen zararlara dayandırıyor. Çekimlerinde deniz altındaki canlı yaşamının güzellikleri kadar, insanların çevreye bıraktığı olumsuz izleri ve doğanın kırılgan yapısını gözler önüne sermeyi amaçladığını belirten Ergün, ilerleyen dönemde çalışmalarını belgesel formatına da taşımayı hedefliyor. Baba Erdinç Ergün ise oğlunun Antalya Kaş'ta düzenlenecek Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası'na ülkenin en genç yarışmacısı olarak katılacağını gururla vurguluyor.