Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un yıllar önce hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, hazırlanan yeni bilirkişi raporunun ardından yeniden yargı gündemine taşıdı. Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen kapsamlı soruşturmaların derinleşmesiyle birlikte, Denizolgun'un vefatına ilişkin dosya da titizlikle ele alınmaya başlandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporu kilit rol oynadı. Söz konusu raporda, eski bakanın ölümünün şüpheli nitelik taşıdığı vurgulandı. Bu gelişme üzerine soruşturmanın seyri değiştirilerek dosya 'Adam Öldürme' suçu kapsamında ele alınmaya başlandı. Soruşturma dosyası kapsamında, geçmişte yapılan otopsiye ait video kayıtları ve tüm deliller uzmanlar tarafından baştan aşağıya yeniden incelendi.
Soruşturmanın en dikkat çekici boyutlarından birini ise ilk raporda imzası bulunan tıp heyeti ve Adli Tıp Kurumu yöneticileri oluşturuyor. İlk aşamada 'beyin kanamasına bağlı doğal ölüm' teşhisi koyan ve belgelerde imzası bulunan doktorlar ile süreç içerisinde ifadelerini değiştiren yetkililer hakkında hukuki süreç başlatıldı. Kurum tarafından ilk yazışmalarda 'otopsi video kaydı yoktur' denilmesine rağmen, ilerleyen aşamalarda kayıtların varlığının ortaya çıkması ve dosyaya gönderilmesi 'Resmi Belgede Sahtecilik' suçlamasını gündeme getirdi. Bu çelişkili yazışmalarda sorumluluğu bulunan idareciler ve görevliler hakkında da soruşturma açıldığı bildirildi.
Yargı makamları, eski bakanın hayatını kaybetmeden önceki kritik 36 saatlik zaman dilimine odaklandı. Bu süre zarfında kendisine ulaşılamamış olması ve yaşananlar titizlikle araştırılıyor. Soruşturma dosyasına fethi kabir (mezarın açılması) sonuçları, telefon HTS kayıtları, ilk polis müdahale tutanakları ve ilgili diğer başsavcılıklarla yapılan yazışmaların da eklendiği öğrenildi.
1956 yılında dünyaya gelen mimar kökenli Arif Ahmet Denizolgun, siyasette aktif roller üstlenmişti. Refah Partisi ile başladığı siyasi kariyerinde 1995 seçimlerinde Antalya milletvekili olarak Meclis'e giren Denizolgun, çalkantılı 28 Şubat sürecinin ardından kurulan ANASOL-D koalisyon hükümetinde Ulaştırma Bakanlığı görevini yürütmüştü. Merhum bakanın ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen başlatılan bu kapsamlı soruşturmanın detayları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.