Yunanistan ile İsrail arasında, toplamda 3 milyar avroluk devasa bir bütçeyi kapsayan ve 'Aşil Kalkanı' adı verilen çok katmanlı hava savunma sistemi anlaşması, Atina'da siyasetin ve kamuoyunun ana gündem maddesi haline geldi. Yapılan anlaşma, ülkede egemenlik tartışmalarını alevlendirirken, basında ve siyasi çevrelerde sert eleştirilerle karşılandı.
Ülkenin önde gelen ekonomi ve haber platformlarından Banking News, konuyu manşetine taşıyarak 'Ulusal tuzak' ifadesini kullandı ve Yunanistan'ın hava savunma kontrolünü İsrail'e devrettiğini öne sürdü. Bir diğer haber sitesi Militaire ise daha da ileri giderek, 'Bilmiyorsanız söyleyelim, özgürlüğümüz artık İsrail’e bağlı' başlığıyla okuyucularının karşısına çıktı ve sistemin kontrol mekanizmalarına dair soru işaretlerini dile getirdi.
Yükselen tepkiler üzerine hükümet kanadından savunma hamlesi gecikmedi. Yunanistan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, parlamentoda yaptığı savunmada İsrail ile kurulan stratejik ortaklığın hayati önem taşıdığını belirtti. Georgiadis, 'İsrail ile kurulan bu stratejik ittifak, aklı başında her Yunanlı tarafından alkışlanmalıdır. Biz Yunanların çıkarlarına hizmet veriyoruz, Filistinlilerin çıkarlarına değil' sözleriyle tartışmaları daha da alevlendiren skandal bir açıklamaya imza attı.
Muhalefet partileri ise anlaşmaya çok sert tepki gösterdi. Eski Maliye Bakanı Yannis Varufakis, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Yunanların ezici çoğunluğunun soykırımcı Apartheid devletine karşı çıkmasına rağmen, bu iğrenç anlaşma yoluyla Yunanistan’ı kirletmelerine izin verdiğimiz için derinden utanıyorum' diyerek tepkisini dile getirdi. PASOK ve Yeni Sol Partisi de hükümetin dışarıdan silah alımına dayalı politikalarını eleştirerek, ülkenin bu anlaşmayla İsrail'in bir ileri karakoluna dönüştüğünü ve uydusu haline geldiğini savundu. Atina'daki bu yoğun tartışmalarda, Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii hamleleri de örnek gösterilerek kıyaslamaların merkezine oturdu.