Emniyet ve adliye birimlerinin ortaklaşa yürüttüğü titiz çalışmalar neticesinde, geçmiş yıllarda karanlıkta kalmış pek çok cinayet dosyası yeniden raflardan indirilerek aydınlatılmaya devam ediyor. Bu kapsamda, özellikle Ankara'da 2015 yılında işlenen ve uzun süre çözülemeyen seri nitelikteki saldırılar ile Osmaniye'deki bir çifte cinayet vakası, yeni deliller ve detaylı teknik takipler sayesinde çözüme kavuşturuldu.
Ankara'da 2015 yılı boyunca ardı ardına meydana gelen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı, emniyet güçlerinin ilk günden beri dikkatini çekmişti. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu'nun hayatını kaybettiği, altı kişinin ise yaralı olarak kurtulduğu olaylardaki ortak pratikler soruşturmanın yönünü belirledi. Mağdurların pantolon ve iç çamaşırlarının diz seviyesine kadar indirilmesi, başlarının arka kısmına künt cisimlerle vurulması gibi sıra dışı benzerlikler, olayların tek bir fail tarafından işlendiği ihtimalini güçlendirdi. Yıllarca daimi arama kararıyla bekleyen dosya, özel birimlerin kurduğu yeni stratejiyle yeniden masaya yatırıldı.
Yeniden incelenen HTS kayıtları, BAZ sinyalleri ve tanık ifadeleri şüpheleri Medeni Öztaş üzerinde yoğunlaştırdı. Yapılan araştırmalarda Öztaş'ın maktullerden Hasan Saygın ile ölümünden kısa süre önce görüştüğü tespit edildi. Ayrıca Öztaş'ın oğlu Doğukan Öztaş'ın verdiği ifadede, babasının olay tarihlerinde geceleri evden keser, tornavida ve pense gibi aletlerle çıktığını, sabaha karşı kanlı kıyafetlerle ve gıda poşetleriyle döndüğünü belirtmesi çemberi daralttı. Ankara'daki olayların ardından Antalya'ya yerleştiği ve orada da benzer bir cinayetten hüküm giydiği belirlenen Medeni Öztaş, cezaevinde bulunduğu sırada SEGBİS ile ifade verdi. Mahkeme, kuvvetli suç şüphesi ve somut deliller ışığında Öztaş'ı 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından tutukladı.
Dosyası yeniden açılan bir diğer dikkat çekici olay ise Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde 2019 yılında yaşandı. Mustafa Ala ve eşi Hüsna Ala, evlerinde bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunmuştu. O dönem yapılan araştırmalarda katil zanlısına ulaşılamamış, dosya gizemini korumuştu. Ancak özel ekibin yürüttüğü son soruşturmada, maktul Mustafa Ala ile aralarında alacak verecek meselesi bulunan Yusuf Küçük şüpheli sıfatıyla takibe alındı. Tanığın beyan ettiği kayıp senet detayı, olay yeri yakınındaki PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları ve HTS verileri birleştirildiğinde Küçük'ün cinayet günündeki hareketliliği netleşti. Gözaltına alınan Yusuf Küçük, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.