Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, Türkiye'nin mega mühendislik projeleri arasında yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, faaliyete geçtiği günden bu yana geçen 10 yıllık süreçte ülke ekonomisine ve çevreye olağanüstü katkılar sundu. İstanbul Boğazı'nın Karadeniz girişinde, Avrupa Yakası'ndaki Sarıyer Garipçe ile Anadolu Yakası'ndaki Beykoz Poyrazköy arasında yükselen bu dev eser, kentin ulaşım altyapısının omurgasını oluşturuyor.
26 Ağustos 2016 tarihinde ulaşıma açılan köprü, özellikle mega kentin uluslararası standartlardaki lojistik ve transit geçiş ihtiyaçlarını karşılarken, şehiriçi trafiğinin yükünü de büyük ölçüde hafifletti. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi'nin en kritik halkasını oluşturan yapı, İstanbul Havalimanı'na kesintisiz, hızlı ve güvenli bir ulaşım imkanı tanıyor.
Ulaştırma yetkililerinin paylaştığı verilere göre, köprünün sağladığı ekonomik faydalar rakamsal olarak da dikkat çekiyor. Son 10 yıllık periyotta zamandan 134 milyar lira, akaryakıttan ise 4 milyar lira olmak üzere toplamda 138 milyar liralık devasa bir tasarruf elde edildi. Aynı zamanda doğa dostu kimliğiyle öne çıkan köprü sayesinde, havaya salınması önlenen karbon emisyon miktarı 180 bin tonu buldu.
Mühendislik açısından dünyada adından söz ettiren Yavuz Sultan Selim Köprüsü; 1408 metrelik ana açıklığı, kenar açıklıklarıyla birlikte toplam 2 bin 164 metreyi bulan uzunluğu ve 330 metreyi aşan kule yüksekliğiyle göz dolduruyor. 59 metre genişliğe sahip ve gelecekte demir yolu ulaşımına da imkan tanıyacak şekilde tasarlanan köprü, bölgedeki deprem riski ve zemin özellikleri gibi tüm fen şartları titizlikle gözetilerek inşa edildi. Modern tasarımı ve estetik dokusuyla İstanbul'un silüetine değer katan proje, ülkenin gurur abideleri arasındaki yerini koruyor.