Yaz sezonunun gelmesiyle birlikte tatil, seyahat ve gurbetçi hareketliliği zirve yaparken, uzmanlardan uzun yolculuk yapacak vatandaşlara kritik bir uyarı geldi. Özellikle uçak ve otobüs gibi toplu taşıma araçlarıyla yapılan uzun soluklu seyahatlerde saatlerce aynı pozisyonda oturmanın, bacak toplardamarlarında kan dolaşımını yavaşlattığı bildirildi. Uzmanlar, bu durumun derin ven trombozu (DVT) olarak bilinen ve bacaklarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlayan tehlikeli bir tabloyu tetikleyebileceğine dikkat çekti.
Yapılan değerlendirmelere göre, genel kabul gören sınır 4 saat ve üzerindeki yolculukları kapsasa da, risk grubundaki bireyler için bu sürenin çok daha kısa olabileceği belirtiliyor. Bacaklarda hareketsizliğe bağlı olarak oluşan bu pıhtıların, kan dolaşımı yoluyla kalbe ve oradan da hayati önem taşıyan akciğerlere ulaşabileceği ifade ediliyor. Akciğer embolisi adı verilen bu tablonun, zamanında müdahale edilmediği takdirde ölümcül sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.
Risk altında bulunan kesimler arasında ise yaşlılar, hamileler, kalp ve böbrek yetersizliği ile KOAH gibi kronik rahatsızlığı bulunanlar ilk sıralarda yer alıyor. Ayrıca yakın zamanda cerrahi operasyon geçirenler, hareket kısıtlılığı yaşayanlar, kanser hastaları, genetik veya geçmişten gelen pıhtılaşma bozukluğu öyküsü olanlar ile genç kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımı da tehlikeyi artıran etkenler arasında sayılıyor. Yolculuk sırasında tuvalet ihtiyacını sınırlamak amacıyla su içmekten kaçınmanın da kan akışkanlığını olumsuz etkileyerek pıhtı riskini katladığına işaret ediliyor.
Uzmanlar, çay ve kahve gibi içeceklerin idrar söktürücü etkileri nedeniyle suyun yerini tutmadığını, aksine vücutta sıvı kaybına yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle seyahat boyunca sıvı ihtiyacının mutlaka su ile karşılanması gerektiği ifade ediliyor. Ani gelişen tek taraflı bacak şişliği, ağrı ve kızarıklık gibi belirtilerin kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiği, ilerleyen aşamalarda ortaya çıkabilecek nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasının hayati önem taşıdığı kaydediliyor.