Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında tutuklama emri çıkarılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun olası New York ziyareti tartışılmaya devam ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkililer, yerel yasalar çerçevesinde mahkeme kararını tek başlarına uygulama konusunda bağımsız bir yasal yetkiye sahip olmadıklarını belirtti.
Gazze'de yaşanan insanı dramın ve yıkımın boyutlarına dikkat çekilerek, binlerce masum insanın hayatını kaybettiği ve bölgede büyük bir soykırımın mimarı olarak Netanyahu'nun adalet önünde hesap vermesi gerektiği vurgulandı. Özellikle hastanelerin, okulların ve sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmasının yanı sıra gıda ablukası ile insani yardım çalışanlarının ve gazetecilerin katledilmesinin asla kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Ayrıca yaşanan bu insanlık trajedisinde kullanılan mühimmatların finansmanının ABD vatandaşlarının vergilerinden sağlandığına dikkat çekildi. New York'a gelebilecek olan Netanyahu ve benzeri savaş suçluları için şehir genelinde yerel yasaların sınırları içerisinde hareket edileceği, ancak bu durum için özel bir yasal düzenleme yapılmayacağı netleştirildi. Bu doğrultuda, yerel makamların tek başına yetersiz kaldığı noktalarda federal hükümetin devreye girmesi gerektiği belirtilerek, Washington yönetimine UCM'nin kararlarını tanıma ve tutuklama emrini uygulama çağrısında bulunuldu.
Hatırlanacağı üzere UCM, 21 Kasım 2024 tarihinde Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle Binyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. Tartışmalar sürerken, konunun uluslararası hukukun ve diplomatik ilişkilerin geleceği açısından nasıl bir seyir izleyeceği merakla takip ediliyor.