Türkiye, küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmek amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerle ekonomik ilişkilerini yeni bir boyuta taşıyor. 1969 yılında kurulan ve dünya nüfusunun dörtte birini temsil eden İİT coğrafyasıyla yürütülen ticari faaliyetler, hayata geçirilen stratejik hamlelerle her geçen gün ivme kazanıyor.
Ticaret Bakanlığı tarafından devreye alınan stratejik eylem planı çerçevesinde, ihracatçıların bu devasa pazardaki etkinliği maksimum seviyeye çıkarılıyor. Azerbaycan'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne, Endonezya'dan Suudi Arabistan'a kadar belirlenen 21 odak ülke, yeni dönem ticaret diplomasisinin merkezinde yer alıyor. İhracatçı firmalara sağlanan ilave devlet destekleri, marka tescil avantajları ve sektörel ticaret heyeti organizasyonları, bölgedeki Türk ürünlerinin payını hızla artırıyor.
Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda, İslam ülkelerinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki yüzde 27'lik payının 2028 yılına kadar yüzde 30'a çıkarılması hedefleniyor. Bu kapsamda atılan adımların somut meyveleri dış ticaret rakamlarına da yansıyor. Türkiye'nin İİT ülkeleriyle 2013 yılında 87,6 milyar dolar olan dış ticaret hacmi, 2025 itibarıyla 119,1 milyar dolara ulaştı.
Yılın ilk yedi aylık döneminde de yükseliş trendi devam etti. Ocak-temmuz döneminde iki taraf arasındaki dış ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artarak 69,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde özellikle Mısır, Libya, Suriye ve Ürdün gibi ülkelere yapılan ihracattaki belirgin artışlar dikkat çekti. Makine, kıymetli madenler ve elektrikli cihazlar en çok ihraç edilen ürün grupları arasında yer alırken, yürürlükteki serbest ticaret anlaşmaları da Türk iş dünyasının elini güçlendiriyor.
Genişleyen coğrafyada Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi stratejik projelerle lojistik entegrasyonu da artıran Türkiye, Körfez'den Kuzey Afrika'ya uzanan hatta kalıcı ve sürdürülebilir ticari köprüler kurmaya devam ediyor.