Türkiye, enerji sektöründe küresel ölçekte dikkat çekecek devasa bir dönüşüm sürecine hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile APLUS Enerji Danışmanlık ortaklığıyla hazırlanan kapsamlı çalışma, ülkenin 2035 yılına kadar gerçekleştirmeyi planladığı enerji vizyonunu ve yatırım rotasını gözler önüne serdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının stratejik öngörüleri doğrultusunda şekillenen bu yol haritası, hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar için geniş fırsat kapıları aralıyor.
Yayınlanan rapora göre Türkiye, önümüzdeki yaklaşık on yıllık süreçte rüzgar ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklardaki toplam kurulu gücünü 120 gigavata taşımayı amaçlıyor. Bu iddialı hedefin gerçeğe dönüşmesi için her yıl düzenli olarak 8 ila 9 gigavatlık yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor. Nükleer enerji yatırımlarının da dahil olduğu bu büyük enerji dönüşümünün toplam finansman maliyetinin 200 milyar doları bulması öngörülüyor. Finansmanın yaklaşık 80 milyar dolarlık kısmının ise şebeke modernizasyonu, iletim hatları, dağıtım altyapısı ve sistem esnekliğini artıracak projeler için kullanılacağı belirtiliyor.
Geleneksel üretim alanlarının yanı sıra batarya depolama sistemleri ve elektrikli araç şarj altyapısı gibi geleceğin teknolojileri de yeni raporun odak noktaları arasında yer alıyor. Sektör verilerine dayanan projeksiyonlara göre, Türkiye'deki elektrikli araç sayısının yüksek senaryo tahminlerine göre 2035 yılı itibarıyla 7 milyona ulaşması bekleniyor. Ayrıca batarya depolamalı yenilenebilir enerji projeleri ile ülkenin ilk denizüstü rüzgar enerjisi girişimi gibi yenilikçi adımlar, yatırımcıların radarındaki başlıca alanlar olarak öne çıkıyor.
Çalışmada rüzgar, güneş, batarya depolama, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle ve yeşil hidrojen olmak üzere 7 kritik teknoloji alanı ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. Her bir alan için piyasa koşulları, potansiyel riskler ve gelir yapıları yatırımcı perspektifiyle incelenirken; gün öncesi piyasası azami fiyat limitleri, saatlik mahsuplaşma uygulamaları, ulusal karbon piyasası ve ikili elektrik alım anlaşmaları gibi güncel düzenlemeler de yatırım kararlarına etkileri bakımından masaya yatırılıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, enerji güvenliğinin ekonomik büyümenin temel taşı olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı ve stratejik konumuyla küresel enerji dönüşümünün öncülerinden biri olma yolunda ilerlediğini vurgulayan Dağlıoğlu, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda hazırlanan bu yol haritasının uluslararası sermaye ve ileri teknolojileri ülkeye çekmek için güçlü bir referans olacağını ifade etti.