Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel varlığı ve stratejik çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. 2017 yılından bu yana kararlılıkla sürdürülen kutup araştırmaları kapsamında hayata geçirilen 6’ncı Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi, Türk bilim insanlarının dünyanın kuzey ucundaki deniz buzu hattına ulaşmasıyla önemli bir aşamaya ulaştı. Gerçekleştirilen bu kritik seferin detaylarını ve Türkiye'nin kutup vizyonunu kamuoyuyla paylaşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yürütülen çalışmaların sadece bilimsel değil, jeopolitik ve ekonomik açıdan da büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Zorlu kutup şartlarında gerçekleştirilen operasyon hakkında bilgi veren Bakan Kacır, Türk araştırmacıların büyük bir fedakarlıkla çalıştığını vurguladı. Sefer kapsamında görev yapan bilim insanlarının 22 gün boyunca yaklaşık 4 bin deniz mili yol kat ettiğini ve 90 farklı istasyonda kapsamlı veriler topladığını ifade eden Kacır, buzulların yeryüzünün hafızası niteliğini taşıdığını ve binlerce yıl öncesine ait iklim ile çevre verilerinin bu sayede elde edildiğini kaydetti.
Türkiye'nin kutuplardaki kalıcı varlığını güçlendirmek adına yeni hedefler belirlendiğini aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı, en büyük amaçlarından birinin Antarktika'da kalıcı bir Türk bilim üssü kurmak olduğunu açıkladı. Bu hedef doğrultusunda tüm hazırlıkların tamamlandığını ve sürece hızla, kararlılıkla devam edildiğini dile getirdi.
Arktik bölgesinin sadece bilim insanları için değil, küresel güç dengeleri açısından da kritik bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Kacır, bölgenin dünya hidrokarbon rezervlerinin yaklaşık yüzde 30'una, petrol rezervlerinin ise yüzde 15'e yakın bir kısmına ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Küresel iklim değişikliği ve buzulların erimesiyle birlikte önümüzdeki on yıllarda bu coğrafyadaki enerji ve stratejik çalışmaların daha da ivme kazanacağını öngören Kacır, Türkiye'nin bu süreçte aktif bir oyuncu olacağının altını çizdi.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü'nün koordinesinde yürütülen bu dev organizasyonda, iklim, çevre ve deniz bilimleri başta olmak üzere 12 farklı kritik proje hayata geçiriliyor. En zorlu coğrafi ve iklim koşullarında gerçekleştirilen bu bilimsel seferde, aralarında yabancı araştırmacıların da bulunduğu 12 kişilik uzman ekip omuz omuza görev yapmayı sürdürüyor.