Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma ve güvenlik alanında stratejik dönüm noktası niteliğinde yeni bir süreç hayata geçiriliyor. Geçtiğimiz aylarda imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ilk yüz yüze toplantısını gerçekleştirmek üzere İstanbul'da bir araya geliyor. Üç ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarını aynı masada buluşturacak bu kritik zirve, bölgesel güvenlik mimarisi açısından büyük önem taşıyor.
Yarın Türkiye'nin ev sahipliğinde başlayacak olan oturumlara üst düzey bir katılım sağlanması bekleniyor. Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun katılacağı toplantıda, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan da bakan ve genelkurmay başkanı düzeyinde güçlü bir heyet yer alacak. Zirvenin ana gündem maddesini, Mekke Anlaşması ile hedeflenen stratejik ortaklığın kurumsal altyapısının oluşturulması ve ortak faaliyet alanlarının belirlenmesi oluşturuyor.
Toplantı masasında ele alınacak başlıca konular arasında uluslararası güvenlik dinamikleri, silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirlik kapasitesinin artırılması ve savunma sanayii alanında ortak üretim ile Ar-Ge projelerinin derinleştirilmesi yer alıyor. Ayrıca terörle ortak mücadele stratejileri, komitenin çalışmalarını yönlendirecek Sekretarya mekanizmasının çerçevesi ve gelecek döneme ışık tutacak kapsamlı bir yol haritası da katılımcı ülkelerin kurmayları tarafından detaylıca masaya yatırılacak.
Temelleri 7 Ağustos'ta Suudi Arabistan'ın Mekke şehrinde atılan anlaşma; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in imzalarıyla yürürlüğe girmişti. Bölgesel istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk bilinciyle kurulan bu mekanizma, taraflardan birine yöneltilecek herhangi bir saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı taahhüdünü barındırıyor. İstanbul'daki bu ilk zirvenin, çatışma ortamları yerine iş birliğine dayalı barış ve refah vizyonunu bölgede kalıcı kılmak adına kritik bir eşik olması bekleniyor.