Yapay zeka yarışının yalnızca yazılım ve algoritmalardan oluşmadığına işaret eden Avdagiç, bu yarışın arkasında çip, GPU, veri merkezi, elektrik ve enerji, soğutma, enerji depolama sistemleri, robotik, sensörler, ileri malzeme ve savunma teknolojileri ile bunları birbirine bağlayan yazılımın bulunduğunu kaydetti. Avdagiç, hem dünya ile rekabet eden üstün yapay zeka modellerinin geliştirilmesi hem de bu modelleri çalıştırabilecek veri merkezi altyapılarının kurulması gerektiğini belirterek, "Çünkü çok açık ki yapay zeka modelleri küresel ambargo tehdidine dönüşüyor." dedi.
Küresel yapay zeka rekabetinin yeni engeller doğuracağı uyarısında bulunan Avdagiç, ChatGPT-6 Astra ve Claude Fable 5.1 gibi modellerin Yapay Genel Zekayı (AGI) oluşturacak sonraki aşamalarının ülkelere kullandırılmasının gümrük tarifelerine benzer yeni engel ve şartlara bağlanabileceğini, hatta bazı ülkelerin kritik yapay zeka teknolojisini diğer ülkelere hiç kullandırmayabileceğini söyledi. Şekib Avdagiç, Türkiye'nin kendi yapay zeka bağımsızlığını ilan etmek için kendi yapay zeka teknolojilerini üreten bir aşamaya geçmesi gerektiğini belirterek, "Yapay zeka modelleri, çok uzak olmayan bir gelecekte ekonomilere yönelik küresel ambargo tehdidi haline dönüşebilir.
Gümrük tarife engelleri gibi yapay zeka duvarlarıyla karşılaşmamak için Türkiye'nin yapay zeka bağımsızlığını ilan edecek kendi yapay zeka teknolojimizi geliştirmeliyiz." ifadelerini kullandı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın geçen hafta yaptığı konuşmada, Avrupa'nın özellikle ABD'den ithal edilen yapay zeka teknolojilerine bağımlılığının, erişimin kesilmesi veya koşulların değiştirilmesi halinde ekonomik açıdan risk oluşturabileceğine dikkati çektiğini anımsatan Avdagiç, bu değerlendirmelerin Türkiye açısından da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Avdagiç, ABD'nin yapay zeka alanındaki yatırımlarının Avrupa sermaye piyasalarıyla bağlantısına da değinerek, "Christine Lagarde'ın 'ABD'nin AI patlamasını Avrupa parasıyla finanse etmemeliyiz' sözünü Türkiye için de düşünmek zorundayız. Çok açık ki Türkiye kendi modellerini geliştirmeli, kendi yolunu oluşturmalıdır." diye konuştu.
Türkiye'nin yapay zeka alanında yalnızca dışarıda geliştirilen teknolojileri kullanan bir ülke olmaması gerektiğini dile getiren Avdagiç, şunları kaydetti: "Türkiye yapay zeka bağımsızlığını ilan etmek için kendi yapay zeka teknolojilerini üreten bir aşamaya geçmelidir. Bir başka deyişle Türkiye kendi 'yapay zeka vatanını' geliştirmeli.
Mavi Vatan ve Siber Vatan konseptlerinin yanına 'Yapay Zeka Vatan'ı, 'AI Vatan'ı eklemeliyiz. Amerikan yapay zekasını ithal etmemiz yeni bir bağımlılık sürecinin başlamasıdır.
Kendi yapay zeka modellerimizi ve robotik teknolojilerimizi geliştirmeyi, tıpkı savunma sanayisinde olduğu gibi bir beka meselesi görmek mecburiyetindeyiz." İTO Başkanı Avdagiç, yapay zekada 2030 vizyonuna ilişkin, "AGI'nin insanı aşan genel yeteneklere kavuşacağı öngörülen 2030'da Türkiye'yi dünyanın geliştirdiği yapay zekayı kullanan bir ülke olarak mı, yoksa dünyanın kullandığı yapay zekayı, robotu, çipi ve teknolojiyi üreten ülkelerden biri olarak mı görmek istiyoruz?.Bizim tercihimiz belli. Teknolojiyi tüketen değil üreten, kullanan değil geliştiren, pazarı takip eden değil şekillendiren ülke olmalıyız." ifadelerini kullandı.
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ni değerlendiren Avdagiç, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hazırlanan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı, ülkemizin yapay zeka alanındaki hedeflerini somut bir yol haritasına dönüştürmesi bakımından son derece kıymetli buluyoruz." dedi. Avdagiç, planın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hazırlandığını anımsatarak, Türkiye'nin yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olması yönündeki bu iradeyi önemli bulduklarını söyledi.
İş dünyası olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın ortaya koyduğu Türkiye'nin yapay zeka alanında öncü ülkelerden olma hedefine her türlü katkıyı vermeye hazır olduklarını belirten Avdagiç, "İş dünyası olarak bu dönüşümün üretimden ihracata, verimlilikten rekabet gücüne kadar ekonomimizin bütün alanlarında karşılık bulması için üzerimize düşen katkıyı sunmaya hazırız." değerlendirmesinde bulundu. "Yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağın harekete geçirilmesi ve iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilmesi hedefleniyor. Bunların hepsi çok değerli.
Kendi modellerimizi, kendi yazılımlarımızı, kendi çip tasarımlarımızı, kendi robotlarımızı ve kendi yapay zeka uygulamalarımızı geliştirmeliyiz. Savunmada, kamuda, finansta, sağlıkta ve diğer kritik alanlarda stratejik bağımsızlığa sahip olmamız gerekiyor.
Çünkü teknoloji üretmek kadar teknolojinin kurallarını belirlemek de önemlidir." Yapay zekanın Türkiye'nin yeniden sanayileşmesinin merkezinde bulunması gerektiğini belirten Avdagiç, "Eskiden fabrika dediğimizde işçi, makine ve enerji aklımıza gelirdi. Bugünün fabrikasında ise insan, robot, yapay zeka, veri, sensör ve enerji birlikte çalışıyor." dedi.
Şekib Avdagiç, Türkiye'de 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firmanın faaliyet gösterdiğini anımsatarak, teknoloji girişimlerinin küresel teknoloji şirketlerine dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin Turcorn (unicorn) sayısının ağustosta yapay zeka odaklı HubX'in 1,2 milyar dolarlık ön yatırım değerlemesine ulaşmasıyla 8'e çıktığını aktaran Avdagiç, teknoloji girişimlerinin sayısının 100 bine, Turcorn'ların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara çıkarılması hedefini desteklediklerini kaydetti.
Avdagiç, Türkiye'nin savunma sanayisinde elde ettiği birikimin önemli avantajlarından biri olduğunu belirterek, "Yapay zeka artı savunma sanayi formülü Türkiye için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor. Bu birikimi tarımda, lojistikte, otomotivde, sağlıkta ve sanayide kullanmalıyız." diye konuştu.
Yapay zeka yarışında yalnızca yazılıma odaklanılamayacağını vurgulayan Avdagiç, yapay zekanın petrolünün elektrik olduğunu ifade etti. Avdagiç, gelecekte yapay zeka yarışında yalnızca güçlü algoritmalara sahip ülkelerin değil, yüksek hesaplama gücünü güvenilir, sürdürülebilir ve rekabetçi enerjiyle sağlayabilen ülkelerin de avantaj elde edeceğini kaydederek, Türkiye'nin 2030'a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kapasitesi hedefinin ekonomik ve teknolojik egemenlik açısından da değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.