Türk bilim insanlarının sağlık alanındaki uluslararası başarılarına bir yenisi daha eklendi. Üç farklı köklü üniversitenin ortaklığında hayata geçirilen projeyle, cilt kanserinin en tehlikeli türlerinden biri olan melanom tedavisinde devrim niteliğinde bir adım atıldı. Romanya'da 17 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası buluş ve inovasyon yarışması Euroinvent 2026'da sergilenen bu yenilikçi çalışma, jürinin büyük beğenisini kazanarak altın madalya ve WIIPA ödülüne layık görüldü.
Yıldız Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesinde faaliyet gösteren Sağlık Biyoteknolojisi Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABİOTEK) çatısı altında bir araya gelen 12 Türk akademisyen, tıp dünyasında ses getirecek bir projeye imza attı. TÜBİTAK ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen araştırmada, 3D baskı teknolojisi kullanılarak özel bir hidrojel mikroiğne yaması geliştirildi.
Geliştirilen bu özel yama sistemi, geleneksel kanser tedavilerinde en büyük sorunlardan biri olan sistemik yan etkileri en aza indirmeyi hedefliyor. Kemoterapi ile fototermal tedaviyi tek bir platformda birleştiren yöntem sayesinde ilaçlar, cerrahi bir müdahaleye gerek kalmaksızın doğrudan tümörlü bölgeye kontrollü bir şekilde ulaştırılıyor. Uzmanlar, bu sayede cilt kanserlerinde tedavi süresinin yarı yarıya kısalabileceğini belirtiyor.
Sistemin çalışma prensibine ilişkin detayları paylaşan akademisyenler, mikroiğnelerin deri altına nüfuz ederek ilacı doğrudan hedef bölgeye aktardığını ifade etti. Uygulamanın ardından belirli bir dalga boyundaki ışıkla uyarılan sistem, kuantum noktaları sayesinde ısınıyor. Bu ısı etkisi, kanserli hücrelerin protein yapısını bozarak hücre ölümünü tetiklerken, aynı anda salınan kemoterapik ilaçlar da süreci destekliyor. Çift etkili bu mekanizma, kanser tedavisinde hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de hastanın genel vücut sağlığını koruyor.
Cerrahi operasyon ihtiyacını ortadan kaldıran ve hasta konforunu üst seviyeye taşıyan bu yenilikçi tedavi yöntemi için ulusal ve uluslararası patent başvurularının tamamlandığı bildirildi. Türk bilim insanlarının imzasını taşıyan bu önemli buluşun, gelecekte kanserle mücadele protokollerinde standart uygulamalardan biri haline gelmesi bekleniyor.