Dijital dünyada hayatımızı kolaylaştıran internet tarayıcılarının 'parola kaydetme' özelliği, büyük bir güvenlik zafiyetini beraberinde getiriyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, kullanıcıların pratik bulduğu bu alışkanlığın, siber saldırganlar için adeta bir davetiye niteliğinde olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Aydın, tarayıcılara kaydedilen şifrelerin, sistemin hacklenmesi durumunda tüm hesaplara kontrolsüz bir erişim sağladığına dikkat çekerek, bu verilerin çalınmasının ciddi veri kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Güvenliği artırmak için 'iki aşamalı doğrulama' yönteminin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Aydın, özellikle halka açık ortak Wi-Fi ağlarında mobil bankacılık veya e-Devlet gibi kritik sistemlere giriş yapılmaması gerektiği konusunda kullanıcıları uyardı.
Parola belirleme sürecinde yapılan hatalara da değinen uzman isim, kolay tahmin edilebilir şifrelerin saldırganlar için bir el kitabı görevi gördüğünü söyledi. Güçlü bir parolanın; en az 10 karakterden oluşması, içerisinde büyük-küçük harf barındırması ve noktalama işaretleri ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Son dönemde yaygınlaşan Face ID ve parmak izi gibi biyometrik verilerle giriş yöntemleri hakkında da konuşan Prof. Dr. Aydın, bu teknolojilerin güvenlik açısından büyük kolaylık sağladığını ancak aynı zamanda verilerin üreticiler tarafından toplanması nedeniyle 'siber istihbarat' açısından bir soru işareti taşıdığını belirtti. Uzmanlar, kolaylık ve güvenlik dengesinin korunması adına biyometrik yöntemlerin yanında güçlü şifreleme protokollerinden taviz verilmemesi gerektiğini savunuyor.