İran yönetimi, Washington ile artan gerilimlerin ardından Washington'a yönelik net bir gözdağı mesajı verdi. Tahran'da gerçekleşen diplomatik temaslarda, ABD'nin olası düşmanca hamlelerine karşı benzeri görülmemiş bir yanıt verileceği, bölgesel ve küresel çıkarların hedef alınacağı açıkça ifade edildi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, ülkeyi ziyaret eden Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Tahran'da kritik bir araya gelme gerçekleştirdi. Gerçekleşen bu resmi görüşmede, ABD'nin izlediği dış politikalara ve müzakere süreçlerine güven duyulmadığı vurgulandı. Amerikalı yetkililerin geçmişteki diplomatik süreçlerde uzlaşı zeminini defalarca ihlal ettiğini savunan Rızayi, Washington'ın Tahran'a yönelik olası herhangi bir provokatif adımında çok sert bir reaksiyonla karşılaşacağını dile getirdi.
Toplantı sırasında stratejik bir uyarıda bulunan Rızayi, şu ifadeleri kullandı: "ABD, İran'a karşı herhangi bir kötülük yapmaya başlarsa, onların askeri ve ekonomik çıkarlarına tarihe geçecek bir darbe vuracağımız konusunda uyarıyoruz." Bu açıklama, iki ülke arasındaki tansiyonun en üst seviyeye tırmandığının göstergesi olarak değerlendirildi.
Öte yandan, kritik önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz trafiğine tamamen açılması konusuna da değinildi. İranlı yetkili, bu su yolunun statüsünün değişmesi için Washington yönetiminin Tahran'ın öne sürdüğü şartları kabul etmesi ve somut diplomatik adımlar atması gerektiğini yineledi.
Ziyaret kapsamında Tahran'da bulunan Katar Başbakanı Al Sani ise Körfez ülkesinin İran ile ilişkilerini geliştirme konusundaki kararlılığını yineledi. Bölgenin içinden geçtiği hassas ve kırılgan dönemin farkında olduklarını belirten Al Sani, derin bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini ve İran ile her alanda işbirliğini sürdürmeye istekli olduklarını kaydetti. Katar Başbakanı'nın Tahran temasta Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de bir araya gelerek bölgesel istikrarı ve güvenlik konularını ele aldığı bildirildi.