Ortadoğu'da tansiyonun tırmandığı bir dönemde, diplomatik kanalları hareketlendirecek son dakika bir gelişme yaşandı. Suriye ve İsrail heyetleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğunda Ürdün'de bir araya gelerek kapsamlı bir güvenlik zirvesi gerçekleştirdi. Gerçekleşen bu kritik temas, bölgede artan askeri hareketliliğin ve son hava saldırılarının ardından bölge istikrarını yeniden tesis etme amacı taşıyor.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'nin başkanlık ettiği üst düzey resmi heyette, ülkenin genel ve askeri istihbarat başkanları da hazır bulundu. Washington yönetiminin diplomatik desteğiyle yürütülen müzakerelerin merkezinde, Suriye topraklarına yönelik İsrail hava saldırılarının, operasyonların ve hedef alma politikalarının derhal durdurulması yer aldı. Taraflar, şiddet sarmalını kıracak pratik mekanizmaların kurulması için masaya oturdu.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, taraflar arasındaki bu ilk aşama müzakerelerin temel hedefi, ilerleyen süreçte daha geniş kapsamlı bir barış anlaşmasının zeminini hazırlayacak somut bir güvenlik mutabakatına varmak. Görüşmelerde Şam yönetimi, Suriye'nin egemen bir devlet olduğunu ve ulusal çıkarları doğrultusunda ordusunu yeniden yapılandırma, geliştirme ve uluslararası ortaklıklarını belirleme konusunda tam yetkiye sahip bulunduğunu açıkça vurguladı. Ülkenin egemenlik haklarını kısıtlayacak hiçbir dayatmanın kabul edilmeyeceği altı çizildi.
Zirvenin en hassas başlıklarından birini ise Golan Tepeleri oluşturdu. Suriye heyeti, işgal altındaki Golan'ın kesinlikle Suriye toprakları olduğunu yineledi. Bu bölgenin nihai statüsünü tartışmak için henüz erken olduğu ifade edilirken, acil önceliğin İsrail birliklerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki eski hatlarına geri çekilmesi, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın yeniden işlerlik kazandırılması ve eksiksiz olarak uygulanması olduğu net bir şekilde karşı tarafa iletildi.