İstanbul'da yürütülen kapsamlı bir suç örgütü soruşturması sırasında ele geçirilen dijital materyaller, adeta bir polisiye film senaryosunu aratmayan gerçeği gün yüzüne çıkardı. Bir şüphelinin cep telefonunda yapılan incelemeler esnasında tesadüfen karşılaşılan bir video kaydı, yüksekten düşme sonucu hayatını kaybeden bir kişinin aslında cinayete kurban gittiğini ve olaya intihar süsü verilmek istendiğini kanıtladı. Ortaya çıkan skandalın ardından hazırlanan iddianame, adalet sistemine sızan karanlık ilişkileri gözler önüne serdi.
Olayın geçmişi, 1 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen şüpheli bir ölüme dayanıyor. Kamil Bektaş'ın yüksekten düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili başlatılan soruşturmada, dosyanın kapatılması ve şüphelerin aklanması amacıyla milyonlarca liralık bir rüşvet çarkının döndüğü belirlendi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Cinayet Büro'da görevli bazı polis memurlarının da aralarında bulunduğu şüphelilerin, olayı intihar gibi göstererek soruşturmanın seyrini değiştirmeye çalıştıkları aktarıldı.
Elde edilen delillere göre, firari durumdaki şüpheli Doğukan Derince ile Cinayet Büro'da görevli polis memurları Adem K. ve Uğur Ç. arasında 4 milyon liralık bir rüşvet anlaşması yapıldı. Bu kirli pazarlığa bir diğer polis memuru Engin C. ile avukat İsmail Harun Tuncer'in aracılık ettiği saptandı. Video kayıtlarında, polis memuru Engin C.'nin ifadeleri yönlendireceğini, süreci tamamen kontrol altında tuttuğunu ve karşı tarafa güven verdiğini söylediği duyuldu. Firari şüpheli Doğukan Derince'nin ise kamera kayıtlarının silindiğini belirterek süreci hızlandırmaya çalıştığı ve "Artık bu saatten sonra para konuşsun" dediği tespit edildi.
Rüşvetin ödeme yöntemleri de hazırlanan raporda titizlikle detaylandırıldı. Buna göre, anlaşılan 4 milyon liranın ilk kısmını oluşturan 2,6 milyon liralık tutarın gram altına çevrilerek polislere teslim edildiği belirlendi. İkinci ödemenin ise bir restoranın önünde bekleyen polislerin aracına bırakıldığı, son kısmın ise Gizem Ece adlı şüpheli tarafından Engin C. aracılığıyla ilgili memurlara ulaştırıldığı ortaya çıktı.
Yürütülen soruşturma sonrasında hazırlanan iddianamede; polis memurları Adem K., Uğur Ç. ve Engin C. hakkında "rüşvet almak", Doğukan Derince hakkında "rüşvet vermek", Gizem Ece ve avukat İsmail Harun Tuncer hakkında ise "rüşvete aracılık etmek" suçlamaları yöneltildi. Sanıkların 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlanacağı bildirildi.