Şırnak'ın yüksek rakımlı dağlık coğrafyasında, doğanın insanlığa sunduğu en nadide hediyelerden biri olan ve yöre halkı tarafından 'gezu' olarak adlandırılan kudret helvası, bu yıl yaklaşık otuz yıllık bir aranın ardından inanılmaz bir yoğunlukla yeniden ortaya çıktı. Meşe ağaçlarının yaprakları üzerinde kendiliğinden oluşan bu tatlı ve şifalı madde, bölge halkı için hem nostaljik bir heyecan hem de önemli bir ekonomik kazanç kapısına dönüştü.
Yıllardır bu ölçüde bir bolluğa şahit olandan çok az insan bulunduğunu belirten köylüler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte traktörleri ve araçlarıyla dağların yolunu tutuyor. Büyük bir titizlikle seçilen meşe dalları, özenle kesilerek yerleşim yerlerine getiriliyor. Evlerin damlarında yaklaşık üç gün boyunca güneş altında kurutulan dallar, geleneksel yöntemlerle işlenmeye başlanıyor. İki çatallı sopalar yardımıyla çadırlar üzerinde dövülen dallardan ayrılan yapraklar, ardından farklı aşamalardaki eleklerden defalarca süzülüyor. Büyük bir emekle toz haline getirilen gezu, bazı vatandaşlar tarafından ise kaynatılarak lezzetli bir pekmeze dönüştürülüyor.
Üretim sürecinin son derece zahmetli ancak bir o kadar da tatmin edici olduğunu ifade eden yerel üreticiler, bu eşsiz lezzetin Mezopotamya kültürünün en köklü miraslarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Doğal bir şifa kaynağı olarak bilinen ve bal ile eşdeğer tutulan kudret helvası; katkı maddesi içermeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Kimi köylüler çayına şeker yerine gezu atarken, kimi ise aç karnına şifa niyetine tüketmeyi tercih ediyor. Yoğurtla birlikte de tüketilen bu doğal tatlı, misafirlere ikram edilen en özel ikramlıklar arasında yer alıyor.
Bu yıl köy genelinde tonlarca ürün elde edildiğini belirten üreticiler, insanlığın elleriyle ekilip biçilmeyen, tamamen yağmurların ardından meşe yapraklarında kendiliğinden parlayan bu nimetin köylüye can suyu olduğunu ifade ediyor. Yaklaşık çeyrek asrı aşkın bir sürenin ardından yaşanan bu olağanüstü bereket, hem bölge ekonomisine canlılık kazandırıyor hem de nesilden nesile aktarılan kadim bir geleneğin yaşatılmasına vesile oluyor.