Çalışanların, emekçilerin ve esnafın haklarını savunmak amacıyla kurulan oda ve sendika yönetimlerinin gelirleri ile başkanların kazançları bir kez daha kamuoyunun en çok tartışılan başlıkları arasına girdi. Üyelerinden her ay zorunlu aidatlar toplayan, çeşitli hizmet bedelleri ve harçlar kesen bu yapıların yöneticileri; makam tazminatı, huzur hakkı, harcırah ve ikramiyelerle birlikte milyonluk gelir elde ediyor.
Yüksek enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün düşen işçiler ve ekonomik darboğazla mücadele eden esnaf, bu duruma büyük tepki gösteriyor. Esnaf kesimi, oda başkanlarının yüz binlerce lira bulan gelirleri nedeniyle bu koltuklar için adeta bir yarış yaşandığını belirtirken; çalışanlar da kendi kısıtlı bütçelerine karşın yöneticilerin sahip olduğu lüks imkanlardan duydukları rahatsızlığı dile getiriyor.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren oda ve sendika başkanlarının maaşları yasal bir üst sınıra tabi tutulmuyor. Üye sayısı, asgari ücret seviyesi, kurum tüzükleri ve genel kurul kararları doğrultusunda belirlenen bu rakamlar; temel maaşların yanı sıra ek ödemeler ve temsil giderleriyle birlikte işçi sendikalarında milyonlarca lirayı bulabiliyor.
Bu devasa bütçelerin en büyük kaynağını ise doğrudan üyelerden yapılan kesintiler oluşturuyor. Örneğin, ticaret ve sanayi odalarında işletmeler kar veya kazançları üzerinden munzam aidat ödemek zorunda kalıyor. Bununla birlikte kayıt ücretleri, faaliyet belgeleri, kapasite raporları ve ekspertiz gibi yaklaşık 20 farklı kalemde alınan ücretler, esnaf ve KOBİ'lerin üzerindeki mali yükü artırıyor. Benzer şekilde, memur ve işçi sendikaları da yasal düzenlemeler çerçevesinde üyelerinin brüt kazançları üzerinden kesinti yaparak milyarlarca liralık fonları yönetiyor.
Ancak bu büyük bütçeleri yöneten isimlerin toplam mali hakları, araç tahsisleri ve temsil giderleri her zaman şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmıyor. Aidatları ödeyen üyeler paralarının nereye gittiğini tam olarak göremezken, bu durum koltukların uzun yıllar boyunca aynı isimlerde kalmasına yol açıyor. Birçok oda ve sendika başkanının onlarca yıldır görevde kalması, bu yapıların ve sağladığı imkanların ne kadar cazip olduğunu gözler önüne seriyor.