BIST: Yükleniyor... USD/TL: Yükleniyor... EUR/TL: Yükleniyor... ALTIN: Yükleniyor... BTC: Yükleniyor...
TR Arşivi Logo
SON DAKİKA
Reklam
Gündem

Rusların kaçırdığı balık büyük oldu

Yazar: TR Arşivi
15.09.2026
7 dk okuma
Rusların kaçırdığı balık büyük oldu

Tarih, bazen ironik bir döngüyle sistemlerin sınır çizemediği yeteneklerin hikâyesini yazıyor. 25 Aralık 1991'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte, küresel spor dengeleri de sarsıldı. Soğuk Savaş döneminde 'Kırmızı Makine' olarak anılan Sovyet sporcular, hayranlık uyandırıcı madalya avcılarıydı.

Sovyetler Birliği'nin yıkılışı, sadece siyasi haritayı değil, sporcuların kariyer akışını da değiştirdi. Rusların tenis tarihinde bu durumun en belirgin örnekleri Elena Dementieva, Dinara Safina ve Maria Sharapova oldu. Elena Dementieva: Profesyonelliğe geçiş yaptığı dönemde Rusya Tenis Federasyonu'ndan neredeyse hiç maddi veya lojistik destek göremedi.

Kendi imkânlarıyla ve ailesinin fedakârlıklarıyla ayakta kalmaya çalışan Dementieva, sistemin ona sırt çevirmesine rağmen zirveye tırmandı. Dünya sıralamasında 3 numaraya kadar yükseldi. Kariyerinde 2 Grand Slam finali oynadı, 2000 Sydney Olimpiyatları'nda gümüş, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda ise altın madalya kazandı.

Dinara Safina: Rusya'da tesis ve finansman bulamadığı için genç yaşta İspanya'nın Valencia kentine taşındı. Kariyerinin en kritik gelişim evresini bu ülkede tamamladı.

Dünya sıralamasında bir numaraya kadar yükseldi. Teklerde 3 Grand Slam finali oynadı, 2007 Amerika Açık'ta Fransız partneri Nathalie Dechy ile şampiyon oldu.

Maria Sharapova: 5 Grand Slam şampiyonluğu bulunan Maria Sharapova'nın ailesi de Rusya'da tenise ayrılan kaynakların az olması nedeniyle ABD'ye taşındı. Tenise 4 yaşındayken Rusya'da başlayan Sharapova, kaynakların yetersiz oluşu nedeniyle henüz 7 yaşındayken gittiği ABD'de Nick Bollettieri Akademisi'nde eğitim aldı.

Her ne kadar ABD'de büyümüş olsa da kariyeri boyunca kortlara Rus vatandaşı olarak çıktı. Rusya'nın kendi elleriyle iki farklı ülkeye verdiği iki hazinesi, hafta sonunda zirveyi domine etti.

ABD Açık Tenis Turnuvası'ndaki tablo tam da bu sportif ironinin en keskin özeti oldu. Kadınlarda zirveyi Rus asıllı Kazak Yelena Rybakina ile erkeklerde yine Rus asıllı Alman Alexander Zverev birer gün arayla şampiyonluk yaşadı.

Her ikisi de Sovyetler Birliği'nin o demir disiplininin birer uzantısı. Rus asıllı Yelena Rybakina, Kazakistan bayrağını tenis tarihinin en yüksek tepesine dikerken, yine Rus asıllı Alexander Zverev, Almanya'nın kahramanı oldu.

Yelena Rybakina, kariyeri boyunca 35.318.052 dolar ödül parası kazandı. Dünyada 175'inci sıraya kadar yükselen babası Aleksander Mihayloviç Zverev, ulusal düzeyde en yüksek sıralamaya sahip erkek oyuncu olurken, annesi Irina Zverev Sovyetler Birliği'nde dördüncü en yüksek sıralamaya sahip kadın oyuncuydu.

Sovyet hükümeti, oyuncularının ülke dışında yarışmasını sık sık kısıtlıyordu; bu da Aleksander Mihayloviç Zverev ile Irina Zverev'in dünya sıralamasında yükselmesini sınırlayan bir engeldi. Aleksander Mihayloviç Zverev ile Irina Zverev, 1990'da bir turnuvaya katılmak için Almanya'ya gitti.

Almanlar, her ikisine de tenis eğitmeni olarak iş teklifinde bulundu. Bu teklifi başta kabul etmeyen Zverev çifti, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra spora yeterli kaynak ayrılmaması üzerine Almanya'nın Hamburg şehrine yerleşip Alman vatandaşlığı aldıktan sonra tenis eğitmenliğine başladı.

Zverev çifti, tenise ülkelerinde devam edebilselerdi oğulları Aleksander Zverev, kariyerini Rusya adına sürdürecekti. Yelena Rybakina'nın hikâyesi de farklı değil.

Rybakina da benzer bir ekonomik çıkmazla yüzleştiğinde, Rusya Tenis Federasyonu onun potansiyelini göremedi. Profesyonel kariyerine Rusya adına yarışarak başlayan Yelena Rybakina, genç yaşlarda büyük bir finansal çıkmazla karşılaştı.

Rusya Tenis Federasyonu'ndan yeterli maddi desteği alamaması üzerine 2018'de Kazakistan Tenis Federasyonu Rybakina'ya vatandaşlık ve tam finansal destek teklif etti. Bu teklifi kabul ederek Kazakistan adına yarışmaya başlaması, Yelena Rybakina'nın kariyerinin en büyük dönüm noktası oldu.

Cumartesi gecesi ABD Açık Tenis Turnuvası’nda 2 saat 21 dakika süren karşılaşmada Belaruslu Aryna Sabalenka'yı 2-1 yenen dünya bir numarası Kazak Yelena Rybakina şampiyon oldu. Rybakina, WTA sıralamalarının yayınlanmaya başladığı 1975'ten bu yana Steffi Graf’ın bir sezonda birden fazla Grand Slam finalinde dünya 1 numarasını mağlup ederek onun yerine geçen tarihteki ikinci tenisçi oldu.

Alman Graf, bu başarıyı 1995'te elde etti. Yelena Rybakina, kupasını almadan önce yaptığı şampiyonluk konuşmasında başarının ana damarının disiplin olduğunun altını çizdi.

Pazar gecesi ise bu kez aynı turnuvada erkekler finali oynandı. Dünya iki numarası Alman Alexander Zverev, 3 saat 33 dakika süren maçta ABD'li Ben Shelton'u 3-1 yenerek Fransa Açık'tan sonra ikinci Grand Slam şampiyonluğunu yaşadı.

Alexander Zverev'in şampiyonluk konuşmasının ana teması ise başarının ana damarının arzu ve hayaller olduğunu kendisine konulan diyabet teşhisiyle örnekledi. Alexander Zverev'e 4 yaşındayken diyabet teşhisi konduğunda doktorları annesine "Oğlunuzun spor hayatının olması söz konusu bile olamaz" demiş.

Annesi ise doktora şöyle cevap vermiş; "Oğlum ne isterse onu olacak. Tenisçi olmak isterse tenisçi olacak, başka bir şey olmak isterse onu olacak ama bizi tanımlayan şey asla bu hastalık olmayacak." Bu diyaloğu her fırsatta anlatan Alexander Zverev, babasının ve annesinin izinden giderek tenisçi oldu.

Kortlarda kendine vurduğu insülin iğnesiyle sadece rakipleriyle değil, diyabetle de mücadele eden Zverev şampiyonluklarıyla her defasında şu mesajı veriyor; "Arzu ve hayallerinin peşinden giderek her zorluğun üstesinden gelebilirsin." Alexander Zverev'in annesinin "Oğlum ne isterse onu olacak" iradesi de, Yelena Rybakina'nın o buz gibi soğukkanlılıkla altını çizdiği disiplin de aslında o eski Sovyetler Birliği ekolünün ruhu. Ancak ironi şu ki; o ruhu bugün yaşatan ve Grand Slam kupalarına dönüştürenler, Rusya'nın kendi topraklarından elinden kaçırdığı büyük yetenekler başka bayraklar altında şampiyonluklar kazanıyor.

Alexander Zverev, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda altın madalya kazandığında kürsüde Alman Millî Marşı'nın çalması sırasında Ruslar'ın neler hissettiğini tahmin etmek hiç zor değil.

En Çok Okunanlar

1
15 Temmuz Şehitler Makamı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesine ziyaretçi akını
15 Temmuz Şehitler Makamı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesine ziyaretçi akını
2
Belçika ve Endonezya'da Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz paneli düzenlendi
Belçika ve Endonezya'da Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz paneli düzenlendi
3
Süper Lig'de yeni sezonun ilk hafta programı açıklandı
Süper Lig'de yeni sezonun ilk hafta programı açıklandı
4
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı! Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma: 23 kişi adliyeye sevk edildi
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı! Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma: 23 kişi adliyeye sevk edildi
5
15 Temmuz’un 10. yılında İstanbul'dan dünyaya mesaj! Dikkat çeken görüntüler: Binlerce vatandaş yürüdü
15 Temmuz’un 10. yılında İstanbul'dan dünyaya mesaj! Dikkat çeken görüntüler: Binlerce vatandaş yürüdü

Popüler Etiketler

#gündem #ekonomi #Siyaset #dunya #istanbul #kaza #asayiş #ABD #teknoloji #iran #spor #operasyon #eğitim #israil #yangın