Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, acılı ailenin şüphelerini artıran yeni detaylar ortaya çıktı. 2024 yılında kaybolduktan günler sonra cansız bedeni Van Gölü kıyısında bulunan 21 yaşındaki genç kızın ölümüyle ilgili dosyada, kritik delillerin zamanında toplanmadığı öne sürüldü.
Baba Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüyle ilgili başlatılan soruşturmanın intihar tezi üzerinden kurgulanmasına sert tepki gösterdi. Ailenin yeni avukatları aracılığıyla yaptığı incelemelerde; Rojin’in üzerindeki kıyafetlerden DNA örnekleri alınmadığı ve kişinin suya canlı mı yoksa öldürülmüş olarak mı girdiğini belirleyen 'diatom testinin' de ihmal edildiği anlaşıldı. Baba Kabaiş, bu eksikliklerin bir ihmalden öte, bilinçli bir 'örtbas' girişimi olduğunu iddia ederek tepkisini dile getirdi.
Soruşturma sürecindeki kamera kayıtları da ayrı bir tartışma konusu oldu. Baba Kabaiş, daha önce 'bozuk' olduğu söylenen kameralar için üniversite yönetiminin daha sonra 'bozuk kamera yok' şeklinde bir yazı gönderdiğine dikkat çekerek, bu çelişkinin akıllarda soru işareti bıraktığını belirtti. Olay yerindeki villaların ve çevredeki güvenlik kameralarının görüntülerine zamanında müdahale edilmediğini savunan acılı baba, delillerin karartıldığına dair endişelerini Adalet Bakanlığı nezdinde gündeme getireceğini açıkladı.
Kızının ölümünün üzerindeki sır perdesinin kaldırılması için hukuk mücadelesini sürdüren Nizamettin Kabaiş, Van’daki bazı yerel yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmediğini ve konunun takipçisi olacağını vurguladı. 'Görevi kötüye kullanan kim varsa hesap vermeli' diyen Kabaiş, gerekirse Cumhurbaşkanı ile görüşme talebinde bulunacağını ifade etti.