Küresel enerji piyasalarında yaşanan jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarının yeniden kritik bir eşiği aşmasına neden oldu. ABD'nin İran'a yönelik askeri hamlelerini artırması ve Yemen'deki Husi milislerinin Kızıldeniz'deki ticari gemiler ile petrol tankerlerini hedef alması, enerji piyasalarında adeta deprem etkisi yarattı. Suudi Arabistan'ın kritik ihracat hatlarını koruma mücadelesi sürerken, Brent petrol varil fiyatı perşembe günü yaşanan yüzde 6'lık ani değer kazancıyla mayıs ayından bu yana ilk kez 100 dolar seviyesine ulaştı.
Yaşanan bu sert yükseliş yalnızca ham petrolü değil, doğalgaz piyasalarını da vurdu. İngiltere gösterge doğalgaz fiyatları, haziran sonunda term başına 98 peni civarında seyrederken, son gelişmelerin ardından yaklaşık 150 peni seviyesine fırladı. Bölgede daha önce sağlanan geçici ateşkesin kalıcı olmaması ve taraflar arasındaki diplomatik köprülerin atılması, enerji arzına yönelik endişeleri en üst seviyeye çıkardı.
Uzmanlar, tırmanan bu krizin dünya genelinde enflasyonu yeniden tetikleyeceği konusunda uyarıyor. Akaryakıt fiyatlarında görülen hızlı artış, doğrudan sürücülerin bütçesini sarsarken, lojistik ve taşımacılık maliyetlerinin artması nedeniyle gıda dahil pek çok temel tüketim maddesinin fiyatına zam yapılmasının kaçınılmaz olduğu belirtiliyor. İngiltere ve ABD'de son dönemde yavaşlama eğilimine giren enflasyon rakamlarının, enerji maliyetlerindeki bu devasa sıçrama yüzünden yeniden tırmanışa geçebileceği endişesi hakim.
Piyasa verilerine göre, temmuz başından bu yana İngiltere'de benzin litre fiyatı 5 peni artarak 1,56 sterline dayanırken, motorin ortalama 1,72 sterlin seviyesinden alıcı buluyor. ABD genelinde ise galon başına düşen ortalama benzin fiyatı, yeniden 4 dolar psikolojik sınırını geride bıraktı. Ekonomistler, bu durumun merkez bankalarının işini zorlaştıracağını, faiz indirimlerinin ertelenmesine veya mevcut yüksek oranların daha uzun süre korunmasına yol açabileceğini ifade ediyor.