Nepal ve Tibet sınırında etkili olan şiddetli sel felaketi ve heyelanlar, bölgede büyük bir insani krize yol açtı. Geçtiğimiz hafta meydana gelen ve bir buzulun çökmesiyle tetiklenen devasa sel suları ile kaya kütleleri, yerleşim yerlerini ve altyapıyı adeta yuttu. Felaket sonucunda toplam can kaybı 1.000'i aşarken, arama kurtarma çalışmaları ve kayıpların tespiti için zorlu bir süreç yürütülüyor.
Yetkililer, bölgede yaklaşık 4.400 kişinin hâlâ kayıp olduğunu ve bu kişilerden haber alınamadığını duyurdu. Ulaşımın tamamen kesildiği ve bazı bölgelerin dış dünyayla bağlantısının koptuğu felaket alanında kurtarma ekipleri çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ancak morgların ve hastanelerin kapasitesinin dolması, cenazelerin bozulma riskine karşı hızla defnedilmesine neden oldu. Bu durum, kimliği belirlenemeyen yüzlerce kişinin toprağa verilmesiyle sonuçlandı.
Kimlik tespiti çalışmalarını hızlandırmak adına Nepal polisi, kayıp yakınlarına resmi bir çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, kayıp kişilerin ailelerinden taze kan örneği ve iki adet fotoğraf teslim etmeleri istendi. Bu biyolojik örneklerin Katmandu'daki Nepal Polis Hastanesi patoloji laboratuvarına veya en yakın polis merkezine ulaştırılması gerektiği vurgulandı. Yurt dışında yaşayan kayıp yakınlarının ise yetkili laboratuvarlarda DNA profili oluşturarak dijital kopyalarını polise göndermeleri talep edildi.
Kayıp listesinde Hindistan, ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada vatandaşları dahil olmak üzere 592 yabancı uyruklu kişinin de bulunduğu bildirildi. Bu kişilerin bir kısmının bölgeye doğa yürüyüşü (trekking) için gelen turistler, diğer kısmının ise Tibet'teki Kailash Dağı'na gitmek isteyen Hindu hacılardan oluşan ziyaretçiler olduğu belirtildi. Katmandu'daki hastanelerin önünde kayıp yakınları umutla haber beklerken, yetkililer DNA eşleşmeleri sayesinde kimliği belirlenemeyen cenazelerin ailelerine teslim edilebileceğini ifade ediyor.