Güney Asya ülkesi Nepal, tarihin en büyük doğa afetlerinden biriyle mücadele etmeye devam ediyor. Çin sınırına yakın bölgelerde etkisini gösteren ve ülkeyi yasa boğan sel felaketinde bilanço her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Yetkili makamlardan yapılan son resmi açıklamalara göre, felaket nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1050'ye ulaştı.
Bölgede insani krizin boyutları genişlerken, aralarında 583 yabancı uyruklu vatandaşın da bulunduğu 3 bin 916 kayıp kişiye ulaşmak için başlatılan arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Zorlu coğrafi koşullarda yürütülen operasyonlar için devletin tüm imkanları seferber edilirken, sahada 21 bin 314 güvenlik personelinin görev yaptığı bildirildi. Ekipler bir yandan kayıp insanları ararken, diğer yandan da felaketzedelere acil yardım malzemeleri ulaştırmaya çalışıyor.
Felaketin tetikleyicilerine ilişkin bilim insanlarından ve yöneticilerden kritik değerlendirmeler geliyor. Nepal Başbakanı Balendra Shah, sosyal medya üzerinden paylaştığı görüntülü mesajda, yaşananların Himalayalar bölgesindeki devasa kar ve kaya çığlarını tetiklediğini belirtti. Bu trajedinin ülkenin gördüğü en büyük felaketlerden biri olduğunun altını çizen Shah, "Bu olay, Himalayalar bölgesinde karşı karşıya kaldığımız risklerin iklim değişikliğiyle birlikte katlanarak arttığını net bir şekilde gösteriyor. Bu nedenle bölge artık daima teyakkuzda kalmak zorundadır" diyerek iklim krizine dikkat çekti.
Öte yandan, felaketin sınır ötesindeki etkileri de hissediliyor. Nepal'deki sel dalgası nedeniyle komşu Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde de can kayıpları yaşanmış, buradaki ölü sayısı 16 olarak kayıtlara geçmişti. Ağustos ayı sonlarında Rasuwa bölgesinde başlayan felaket, onlarca köprünün yıkılmasına ve kritik yolların ulaşıma kapanmasına neden olmuştu. Uzmanlar, felaketin kökeninde bölgede yaşanan sismik hareketlerin ve buzul çöküşlerinin yattığını, dağlık alandan kopan dev buzul parçalarının felaketi kaçınılmaz kıldığını vurguluyor.