Güney Asya'da meydana gelen ve adeta bir kıyamet sahnesini andıran doğal afet, bilançonun her geçen saat daha da ağırlaşmasına yol açıyor. Bölgede yaşanan felaketin ardından yürütülen son çalışmalar, krizin boyutlarını gözler önüne sererken, arama kurtarma faaliyetlerinin de geçici olarak durdurulmasına neden olan yeni bir baraj tehlikesi alarmı verildi.
Yetkililer tarafından yapılan son resmi açıklamalara göre, felaket sularının yol açtığı yıkımda hayatını kaybedenlerin sayısı 469'a ulaştı. Bölgede etkili olan devasa sel dalgası, onlarca köprünün tamamen yıkılmasına ve kritik ulaşım yollarının kullanılmaz hale gelmesine neden oldu. Ulaşımın kesildiği noktalarda mahsur kalan vatandaşlara ulaşmak ve arama çalışmalarını sürdürmek amacıyla bölgeye çok sayıda helikopter sevk edildiği bildirildi.
Felaketin en korkutucu yönlerinden biri ise kayıp insan sayısının fazlalığı olmaya devam ediyor. Yapılan ilk tahminlerde, aralarında yabancı uyruklu turistlerin de bulunduğu 1300'den fazla kişiden hala haber alınamadığı aktarılmıştı. Sınırın diğer tarafında, Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde de etkisini gösteren felaket nedeniyle 3 kişi yaşamını yitirirken, 558 kişinin kayıp olduğu kaydedilmişti.
Uzmanlar ve ilgili kurumlar, felaketin tetikleyicisi konusunda önemli bulgulara ulaştı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, bölgede yaşanan sismik hareketin kaynağının aslında bir deprem değil, devasa bir buzul çökmesi olduğunu açıkladı. Katmandu merkezli Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi uzmanları da dağlık alandan koparak aşağıya düşen buzul parçalarının devasa bir çığ ve ardından yıkıcı selleri tetiklediğini doğruladı.
Son olarak Tibet'ten gelen baraj patlaması haberleri, bölgedeki tehlikenin henüz geçmediğini gösterdi. Polis ve güvenlik birimleri, arama kurtarma faaliyetlerine katılan tüm personelin ve bölge halkının derhal teyakkuz haline geçerek güvenli bölgelere çekilmesi yönünde acil uyarıda bulundu.