Türkiye'nin vicdanını yaralayan Narin Güran cinayetine ilişkin yargı süreçlerini ve adli makamları hedef aldığı iddia edilen belgesel yapımına yönelik yürütülen adli soruşturma çok yönlü olarak derinleştiriliyor. Yargı kararlarını ve soruşturmada görev alan güvenlik güçlerini itibarsızlaştırma amacı güttüğü öne sürülen 'Şeytantepe' adlı belgesel yapımıyla ilgili olarak adli makamlar harekete geçti.
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ile Jandarma Suç Araştırma Timi'nin (JASAT) resmi başvuruları doğrultusunda Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan tahkikat kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Edinilen son bilgilere göre, soruşturma makamları, devam eden süreçte yürütülen dezenformasyon faaliyetleri ve halkı yanıltıcı bilgilerin alenen yayılması suçlamaları çerçevesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) resmi bir yazı iletildi.
Başsavcılık tarafından MASAK'a gönderilen talimat yazısında, dosyayla bağlantısı olduğu değerlendirilen toplam 31 kişinin tüm finansal hareketlerinin en ince detayına kadar incelenmesi ve elde edilen bulguların rapora bağlanarak savcılığa sunulması istendi. Yürütülen bu mali incelemenin, şüpheliler arasındaki olası bağların, para transferlerinin ve dezenformasyon faaliyetlerinin finansal boyutunun aydınlatılması amacıyla gerçekleştirildiği vurgulandı. Soruşturma birimlerinin, MASAK'tan gelecek mali analiz raporları ve elde edilecek yeni deliller ışığında soruşturmanın kapsamını genişletebileceği ve şüpheli sayısının artabileceği belirtiliyor.
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan küçük Narin'in, 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi yatağında cansız bedenine ulaşılması tüm ülkeyi yasa boğmuştu. Olayın ardından açılan dava sonucunda anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Sanıklardan Nevzat Bahtiyar ise delilleri gizleme suçundan yargılanmış, Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada 'nitelikli kasten öldürmeye yardım' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.