Türkiye'yi derinden sarsan ve toplumun her kesiminde büyük bir infial yaratan sekiz yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında yeni bir hukuki süreç yaşandı. Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi yatağında cansız bedeni bulunan küçük kızın katledilmesine ilişkin yürütülen yargılamalar sonrasında mahkumiyet kararları kesinleşmeye devam ediyor.
Dava sürecinde cinayetin asli failleri olarak yargılanan amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin de onadığı bu kararların ardından Güran ailesi tarafından yeni bir hukuki girişimde bulunuldu. Aile avukatları aracılığıyla dosyanın 'faili meçhul' kapsamında yeniden ele alınması ve soruşturmanın bu yönüyle genişletilmesi için resmi başvuruda bulundu.
Ancak yetkili merciler tarafından yapılan inceleme neticesinde bu talep geri çevrildi. Yapılan değerlendirmede, cinayet davasının hem ilk derece mahkemelerinde hem de üst yargı mercilerinde tüm yönleriyle ve kamuoyunun gözü önünde şeffaf bir şekilde ele alınarak karara bağlandığı vurgulandı. Başvurunun reddedilme gerekçesi olarak ise dosyanın yeniden faili meçhul kapsamında değerlendirilmesini zorunlu kılacak herhangi yeni ve somut bir hukuki delile ulaşılamamış olması gösterildi.
Hatırlanacağı üzere, cinayetin ardından küçük kızın cesedini dere yatağına taşıyan komşu Nevzat Bahtiyar ilk olarak yerel mahkemede delilleri yok etme suçundan ceza almış, ancak Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıkmıştı. Yapılan son yargılamada Bahtiyar, 'nitelikli olarak çocuğu kasten öldürmeye yardım' suçundan takdiri indirim uygulanmaksızın 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Böylece ana kadrodaki tüm sanıkların cezaları yargı süzgecinden geçerek kesinleşmiş oldu.