Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda, ülkenin ekonomik yapısını, kamu personel rejimini, kültürel mirasın korunmasını ve trafik güvenliğini doğrudan ilgilendiren kapsamlı bir torba teklif kabul edilerek yasalaşma sürecinde önemli bir aşama kaydetti.
Kabul edilen maddeler doğrultusunda, enerji sektörüne yönelik kritik adımlar atıldı. Damga Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, nükleer enerji santrali yatırımlarının teşvik edilmesi ve sürdürülebilirliğinin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretmek üzere lisans alan şirketlerin, yatırım kredileri dahil olmak üzere tüm idari ve ticari işlemleri damga vergisinden muaf tutulacak.
Kamu personel sisteminde de dikkat çeken bir düzenlemeye gidildi. Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan revizyonla, cumhurbaşkanlığı kararnamesine tabi bazı üst kademe olmayan kadrolardan memuriyete geçiş için aranan 5 yıllık hizmet süresi şartı 10 yıla çıkarıldı. Böylece kamu kadrolarına geçiş süreçlerinde kıdem kriterleri yeniden şekillendirilmiş oldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü hizmetlerde de finansal yapı güncellendi. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde yapılacak başvurular, belge talepleri ve itirazlar gibi özel inceleme gerektiren hizmetler karşılığında bir ücret tarifesi uygulanacak. Toplanan bu gelirler, bakanlığın döner sermaye bütçesine aktarılarak kültürel mirasın korunması projelerinde değerlendirilecek.
Trafik güvenliğini artırmaya yönelik olarak Karayolları Trafik Kanunu'nda Anayasa Mahkemesi'nin kararları doğrultusunda yenilikler yapıldı. İlk defa ehliyet alacaklar veya belgesi iptal edilip yeniden alanlar 2 yıl süreyle aday sürücü statüsünde olacak. Alkollü araç kullanımı, ceza puanı sınırının aşılması, hız veya geçiş önceliği kurallarının ihlal edilmesi gibi durumlarda aday sürücü belgeleri iptal edilecek. Belgesi iptal edilenlerin yeniden ehliyet alabilmesi için psikoteknik testlerden geçmesi ve yeniden kursa katılması zorunlu hale getirildi.
Son olarak, Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması'na uyum sağlanması amacıyla Türk Sivil Havacılık Kanunu'nda düzenlemeye gidildi. Tehlike altındaki veya kazaya uğrayan hava araçlarına, yolculara ve kurtarma ekiplerine gerekli desteğin sağlanmasında kolluk kuvvetleri ile ilgili bakanlıkların yetki ve sorumlulukları netleştirildi.