Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi, Marmara Denizi'nde son dönemde yaşanan sismik hareketlilik üzerine kapsamlı bir inceleme gerçekleştirdi. Uzmanlar, ağustos ayının ortalarında bölgede kaydedilen 185 sarsıntıyı yapay zeka destekli yazılımlarla yeniden konumlandırarak detaylı bir sismolojik analize tabi tuttu.
Elde edilen bulgulara göre, büyüklükleri 1,4 ile 3,2 arasında değişen bu yüzlerce deprem, doğrudan ana Adalar Fayı üzerinde meydana gelmedi. Bilim insanları, söz konusu sarsıntıların ana fayın kollarında gelişen birer "deprem fırtınası" karakteristiği taşıdığını tespit etti.
Yıllardır bölgedeki sismik verileri 7 günlük periyotlarla incelediklerini belirten uzmanlar, 1999 depreminin ardından Marmara'daki gerilimin devam ettiğini vurguladı. Bilim dünyasının hemfikir olduğu üzere Adalar ve Kumburgaz segmentlerinde enerji birikiminin sürdüğü, ancak son yaşanan deprem kümelenmelerinin doğrudan "büyük bir deprem kapıda" şeklinde yorumlanamayacağı ifade edildi. Bu tür kısa süreli fırtınaların bölgenin olağan sismik döngüsünün bir parçası olduğu kaydedildi.
Araştırmada görev alan uzmanlar, deprem fırtınasının kilitli zonun hemen yakınında gerçekleştiğine dikkat çekerek bölgenin titizlikle izlenmeye devam etmesi gerektiğini belirtti. Yapılan analizler sonucunda, bu büyüklükteki sarsıntıların büyük bir depremi tetikleme gücünün bulunmadığı ve öncü deprem olarak değerlendirilemeyeceği netlik kazandı.