Küresel finans piyasaları, Orta Doğu eksenli jeopolitik gerilimler, tırmanan enerji maliyetleri ve artan borçlanma oranlarının baskısı altında çalkantılı bir haftayı geride bıraktı. Hürmüz Boğazı merkezli arz endişeleri enerji fiyatlarını yukarı iterken, bu durum enflasyonist baskıların yeniden canlanabileceği yönündeki korkuları tetikledi. Tahvil piyasalarında ise satış baskısı derinleşti; ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi uzun süre sonra en yüksek seviyelere tırmanırken, kamu borcunun tarihi bir eşik olan 40 trilyon doların üzerine çıkması mali endişeleri artırdı.
Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan son ekonomik veriler ve merkez bankasının izleyeceği para politikası adımlarına dair belirsizlikler hisse senedi piyasalarında negatif bir seyre yol açtı. New York borsasında endeksler haftalık bazda düşüş kaydederken, yatırımcılar önümüzdeki dönemde açıklanacak kritik büyüme ve istihdam verilerine odaklandı. Benzer şekilde Avrupa cephesinde de enerji fiyatlarındaki artış ve bölgesel siyasi belirsizlikler risk iştahını törpüledi; İngiltere hariç Avrupalı ana endeksler haftayı kayıplarla kapattı.
Asya pazarında da benzer bir tablo hâkimdi. Japonya ve Çin başta olmak üzere bölge genelinde yavaşlayan ekonomik aktiviteler ve artan tahvil faizleri satış ağırlıklı bir seyri beraberinde getirdi. Yurt içinde ise Borsa İstanbul pozitif ayrışarak haftayı yükselişle tamamlarken, açıklanan istihdam verileri işsizlik oranındaki gerilemeye işaret etti. Küresel ekonomideki bu hassas dengelerin gelecek hafta düzenlenecek uluslararası sempozyumlar ve merkez bankası tutanaklarıyla yön bulması bekleniyor.