Küresel güvenlik mimarisini sarsacak iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Batılı ülkelerin ve özellikle NATO üyesi devletlerin Ukrayna'ya sağladığı kapsamlı askeri teçhizat ile istihbarat desteği, Moskova cephesinde kırmızı çizgi olarak değerlendiriliyor. Kremlin yönetimine yakın kaynaklardan sızan bilgilere göre, Rusya bu yardımları artık doğrudan Batı'nın savaşa müdahil olması şeklinde okuyor ve atılan adımların nükleer bir eşiği tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Aktarılan detaylara göre, artan cephe gerilimi ve karşılıklı füze atışları, Rus yetkililer arasında derin bir stratejik değerlendirmeye yol açtı. Moskova'daki bazı kurmayların, krizin tırmanış trendini durdurmak amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e taktik nükleer silah kullanımını bir seçenek olarak sunabileceği iddia ediliyor. Uzmanlar ise bu ihtimalin uluslararası ilişkilerde tüm dengeleri altüst edebilecek yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Diğer yandan sahadaki konvansiyonel askeri hareketlilik de hız kesmeden devam ediyor. Barış masasındaki diplomatik tıkanıklığın aşılmasına yönelik umutların zayıfladığı bu dönemde, Rus ordusunun Ukrayna genelindeki kritik altyapı tesislerine ve büyük şehirlere yönelik balistik füze saldırılarını daha da şiddetlendirmeye hazırlandığı belirtiliyor. Karşılıklı hava taarruzlarının sürdüğü süreçte, Ukrayna'nın özellikle Rus topraklarındaki petrol rafinerilerini ve lojistik merkezlerini hedef alan operasyonları da iki ülke arasındaki gerilimi doruk noktasına tırmandırmış durumda.