Ergenekon Soruşturması kapsamında 2011 yılında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, eski MİT görevlisi Enver Altaylı’nın sağlık durumu düzeldiğinde ifadesinin alınacağı bildirildi. “FETÖ’ye üye olmak” ile “siyasi ve askeri casusluk” suçlarından 23 yıl 4 ay hapis cezası alan Altaylı, 9 yıldır cezaevinde bulunuyor. Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Altaylı’nın nakil aracıyla İstanbul’a sevk edilmek istendiği ancak doktor raporu doğrultusunda sevkinin durdurulduğu öğrenildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “Enver Altaylı isimli şahsın sağlık sorunları sebebiyle daha önce ifadesi alınamamış olup, durumunun düzelmesi halinde ifadesine başvurulacaktır” açıklaması yapıldı. Altaylı’nın kızı Dilara Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada babasının 9 yıldır haksızca cezaevinde tutulduğunu, ciddi sağlık sorunları bulunduğunu ve haftalardır Kozinoğlu soruşturmasına dahil edilmek istendiğini belirtti.
Babasının cezaevinden SEGBİS üzerinden Ankara’dan İstanbul’a ifade verebileceğini belirten Yılmaz, babasının yaşı ve sağlığının cezaevi nakil aracıyla yapılacak bu yolculuğa elverişli olmadığını söyledi. Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında o dönem jandarma er olarak görev yapan bir şüpheli, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve Silivri Cezaevi Savcısı Necip Doğan, gazeteci Selahattin Günday ve acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu ile Emre Atmaca tutuklanmıştı. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve eski Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında ise kasten öldürme suçundan yaşları ve sağlık durumları göz önüne alınarak ev hapsi verilmişti.
Savcılık ifadeleri sonrası gözaltındaki şüpheliler gazeteci Osman Arslan tutuklama talebiyle, Ömer Vatan ve Kazım Beyke ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Hâkimlik, Osman Arslan’ın üzerine atılı bulunan “yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama” ve “örgüte üye olma” suçlarından tutuklanmasına, diğer şüpheliler hakkında yurtdışı yasağı şeklinde adli kontrol kararıyla serbest bırakılmasına karar verildi