BIST: Yükleniyor... USD/TL: Yükleniyor... EUR/TL: Yükleniyor... ALTIN: Yükleniyor... BTC: Yükleniyor...
TR Arşivi Logo
SON DAKİKA
Reklam
Gündem

Kimsenin beklemediği bağlantı: Avrupa’da yeni cephe! İspanya’daki krizde İsrail hamlesi… Masada hangi plan var?

Yazar: TR Arşivi
13.08.2026
16 dk okuma
Kimsenin beklemediği bağlantı: Avrupa’da yeni cephe! İspanya’daki krizde İsrail hamlesi… Masada hangi plan var?

Güncelleme Tarihi: Ağustos 13, 2026 08:39 İspanya’nın Kuzey Afrika kıyısındaki özerk kenti Ceuta, göç hareketleri nedeniyle bir kez daha uluslararası siyasetin merkezine taşınırken kriz, kısa sürede Madrid ile Tel Aviv arasındaki derinleşen siyasi gerilimin yeni bir cephesine dönüştü.Özellikle Gazze savaşının başlamasından bu yana İsrail’e yönelik Avrupa’daki en sert eleştirileri yönelten ülkelerden biri olan İspanya, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına yönelik ağır eleştirileri ve İsrail ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin gözden geçirilmesi çağrılarıyla Tel Aviv yönetiminin tepkisini çekmişti. Ceuta’ya yönelik göç hareketinin ardından yaşanan son tartışma ise iki ülke arasındaki karşılıklı suçlamaları çok daha farklı bir boyuta taşıdı.

İSRAİL’DEN GELEN AÇIKLAMA, KRİZİN DİPLOMATİK BOYUTUNU DAHA BELİRGİN HÂLE GETİRDİİsrail’in Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Danny Danon’un sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklama, krizin diplomatik boyutunu daha da belirgin hâle getirdi. Danon, İspanya’nın diğer ülkelere ders vermeden önce Afrika’daki “sömürgeci yerleşim bölgeleri” konusunu açıklaması gerektiğini savundu.

Açıklamanın hedefinde, İspanya’nın Fas kıyılarındaki Ceuta ve Melilla üzerindeki egemenliği bulunuyordu.İspanyol Ulaştırma Bakanı Oscar Puente ise İsrail’in açıklamasını, Ceuta’ya yönelik göç hareketinin organize edildiğine dair ortaya atılan iddialarla ilişkilendirdi. Puente’nin “İşler giderek daha da netleşmeye başlıyor” şeklindeki sözleri, Madrid’de krizin arkasında dış bağlantılar bulunduğu yönündeki tartışmaları daha da büyüttü.Spain, which never misses an opportunity to lecture Israel, has declared a state of emergency in Ceuta following the crisis over its immigration policy.Maybe before it continues lecturing us, it’s time it explained to the world why it still maintains colonial enclaves in…— Danny Danon 🇮🇱 דני דנון (@dannydanon) July 30, 2026 Bazı İspanyol siyasetçiler ve yorumcular da göç akınının tesadüfi olmadığı görüşünü dile getirdi.

Bu çevrelerde, Fas üzerinden Ceuta sınırına yönelen göçmen hareketinin siyasi amaçlarla koordine edilmiş olabileceği öne sürüldü. Ancak söz konusu değerlendirmeler siyasi yorum ve iddia olarak kaldı.Fotoğraflar: AP, iStockİSPANYA-İSRAİL HATTINDA YILLARDIR BÜYÜYEN GERİLİMİN MERKEZİNDE TAM OLARAK NE VAR?Ceuta tartışmasının bu kadar hızlı biçimde diplomatik krize dönüşmesinin arkasında ise İspanya ile İsrail arasındaki son yıllarda giderek derinleşen siyasi görüş ayrılıkları bulunuyor.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına yönelik Avrupa’daki en sert eleştirileri yönelten liderlerden biri olarak öne çıktı. Hatta bu yaklaşımı, ülkemizde de İspanya’ya yönelik olumlu algının güçlenmesine katkı sağladı.En önemlisi, Madrid yönetimi Gazze’deki sivil kayıplar ve İsrail’in askerî operasyonları konusunda uluslararası soruşturmaların ve hesap verebilirlik mekanizmalarının işletilmesi çağrısında bulundu.

İspanya, Mayıs 2024’te İrlanda ve Norveç ile birlikte Filistin devletini resmen tanıyan Avrupa ülkeleri arasında yer aldı. Bu karar, Madrid ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerde önemli bir kırılma noktası oluşturdu.İspanya’nın İsrail’e yönelik eleştirileri bununla da sınırlı kalmadı.

Madrid yönetimi, Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleriyle bağlantılı ticari faaliyetlere ilişkin kısıtlamaların gündeme getirilmesini destekledi ve Avrupa Birliği’nin İsrail ile ilişkilerinde daha sert bir tutum benimsemesi çağrısında bulundu. Spain, which never misses an opportunity to lecture Israel, has declared a state of emergency in Ceuta following the crisis over its immigration policy.Maybe before it continues lecturing us, it’s time it explained to the world why it still maintains colonial enclaves in… İspanya ve İrlanda ayrıca, İsrail’in demokratik değerler ve insan hakları ilkelerine uyup uymadığına ilişkin değerlendirmeler kapsamında AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın gözden geçirilmesini veya askıya alınmasını gündeme getiren ülkeler arasında yer aldı.Bu tartışmanın ekonomik boyutu da oldukça önemli.

Çünkü Avrupa Birliği, İsrail’in en büyük ticaret ortağı konumunda. Hatta AB ile İsrail arasındaki mal ticaretinin yıllık hacminin yaklaşık 45 milyar avro seviyesinde bulunduğu söyleniyor.

Dolayısıyla ortaklık anlaşmasının askıya alınması veya ticari ayrıcalıkların sınırlandırılması, yalnızca diplomatik değil, ciddi ekonomik sonuçlar da doğurabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.İSRAİL-FAS YAKINLAŞMASI CEUTA TARTIŞMASININ MERKEZİNDEÖte yandan Ceuta krizinin diğer önemli aktörü ise Fas. Rabat ile Tel Aviv arasındaki ilişkiler, 2020 yılında imzalanan normalleşme anlaşmasının ardından hızla gelişti.

İsrail açısından Fas ile yakınlaşma, Arap dünyasında diplomatik ve siyasi nüfuzunu genişletme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Fas açısından ise İsrail ile ilişkilerin önemli başlıklarından biri, Batı Sahra meselesi ve Rabat’ın bölgesel stratejisine verilen uluslararası destek oldu.İspanya ile Fas arasında ise uzun süredir çeşitli siyasi ve diplomatik anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Ceuta ve Melilla, bu anlaşmazlıkların en hassas başlıklarından birini oluşturuyor. Fas, iki kenti kendi topraklarının parçası olarak görüyor.

İspanya ise Ceuta ve Melilla üzerindeki egemenliğinin tartışma konusu olmadığını savunuyor.İsrail’in Ceuta krizinin ardından İspanya’nın bu bölgelerdeki egemenliğini “sömürgecilik” çerçevesinde ele alması, Madrid’de sert tepkiyle karşılandı. Ancak Birleşmiş Milletler’in yaklaşımı, İsrail’in ortaya koyduğu bu çerçeveyi doğrudan destekleyen bir tutum olarak değerlendirilmiyor.The Telegraph’a konuşan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden kıdemli politika uzmanı Hugh Lovatt, İsrail’in Ceuta tartışmasını Avrupa ülkelerini “çifte standart” uygulamakla suçlamak için kullandığı görüşünde.

Lovatt’a göre İsrail yönetimi, Filistin konusunda kendisine yöneltilen eleştirileri başka ülkelerin toprak anlaşmazlıklarıyla karşılaştırarak bu eleştirilerin etkisini azaltmaya çalışıyor.İsrail’in geçmişte İngiltere ile Arjantin arasındaki Falkland Adaları anlaşmazlığını da gündeme getirmiş olması, bu yaklaşımın yeni olmadığı yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve İspanyol siyasetçi Javi Lopez ise İsrail’in Ceuta ve Melilla konusundaki açıklamalarını, bir AB üyesi ülkenin egemenliğine yönelik “hibrit saldırı” olarak nitelendirdi.‘İSTİHBARAT MÜDAHALESİYLE ASİMETRİK BİR GİRİŞİM OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR’ Konuyu İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr.

Hazar Vural’a danıştığımda, yaşananların yalnızca anlık bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Vural, İspanya’nın Gazze’de yaşananlara ilişkin tutumunun İsrail ile ilişkilerde belirleyici olduğunu belirterek Madrid yönetiminin Filistin konusunda attığı adımlara dikkat çekti:“İsrail’in, İspanya gibi Avrupa Birliği’nin büyük ve itici güçlerinden biriyle yaşadığı sorunlardan ziyade, İspanya’nın Gazze soykırımı çerçevesinde hem tarihin doğru tarafında yer alması hem de gerçekten somut adımlarla İsrail’in karşısında durması ve sesini yükseltmesi, başta ikili anlaşmalar olmak üzere birçok anlaşmayı lağvetmesi ve özellikle Filistin’i tanıma noktasında aldığı inisiyatifler, konuyu bu noktaya kadar getirdi.”Ceuta’da bir anda başlayan ve on binlerce kişinin dâhil olduğu düzensiz göç hareketinin de bu çerçevede ele alınması gerektiğini ifade eden Dr.

Vural, olayın istihbarat müdahalesi ihtimali üzerinden değerlendirildiğinin altını çizdi:“Ceuta’da bir anda başlayan, on binlerce insanın dâhil olduğu düzensiz göç hareketinin, büyük ölçüde istihbarat müdahalesiyle gerçekleştirilen asimetrik bir girişim olduğu düşünülüyor. Özellikle İsrail’in politikalarına baktığımızda, stratejilerinin uzun dönemli olduğunu görüyoruz.

Şu an savaş içerisinde olan, hatta üç yıldır birçok cephede savaş açmış ve savaş yürüten bir aktör olarak İsrail’in, bu süreçlerde zaman zaman Fransa’yla da restleşme yaşadığını gördük. Fakat İspanya’nınki çok daha başka bir noktada.

Çünkü burada ülkenin iç güvenliğine yönelik tehditlerin de bulunduğunu biliyoruz.”‘İSPANYA SEÇİM YILINA GİRERKEN BASKI ARTIYOR’Dr. Hazar Vural, özellikle seçim dönemine giren İspanya’nın iç siyasi dengelerinin önem taşıdığını söyleyerek şu yorumda bulundu:-- İspanya’da seçim dönemi yavaş yavaş geliyor ve yönetimi sıkıştıracak şekilde gelişmeler yaşandığını düşünüyorum.

Hatta içeride Pedro Sanchez’in eşiyle ilgili davalar devam ederken, bir taraftan da Ceuta’daki bu düzensiz göç hareketinin ardından İtalya’nın İspanya’nın Schengen Bölgesi’nden çıkarılması ya da durdurulması yönündeki taleplerinin gündeme geldiği bir noktada, bunun İspanya yönetimine ve İspanya halkına yönelik birtakım dönüşleri olur.-- Bu açıdan baktığımızda, içeride Sanchez’i sıkıştıracak, maddi kayba uğratacak, güvenlik ortamını zedeleyecek ve küresel anlamda ülkenin itibarını etkileyecek bir gelişme olarak Ceuta’daki olay bir anda gündeme yerleşti. Ancak ordunun ve hükümetin müdahalesiyle olay kısa sürede sönümlendi.GÖÇÜN SİYASİ ARAÇ OLARAK KULLANILDIĞI TARTIŞMASICeuta krizi, göç hareketlerinin uluslararası siyasi mücadelelerde araç olarak kullanıldığı yönündeki tartışmayı da yeniden gündeme getirdi.

Avrupa’da daha önce Polonya ve Norveç, Rusya’yı siyasi baskı oluşturmak amacıyla göçmenleri Avrupa sınırlarına yönlendirmekle suçlamıştı. Benzer iddialar, ABD’de Donald Trump tarafından Venezuela konusunda gündeme getirilmişti.

Trump, Nicolas Maduro’yu suçluları ABD’ye göndermekle suçlamıştı.Bu örnekler, düzensiz göçün yalnızca insani ve güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda devletler arasındaki siyasi ve diplomatik mücadelelerde kullanılan bir araç olarak da tartışıldığını gösteriyor. Ancak Ceuta örneğinde de kritik nokta, ortaya atılan siyasi iddialarla doğrulanmış olguların birbirinden ayrılması.

Pek çok uzman, göçmen hareketinin arkasında belirli bir devletin bulunduğuna yönelik iddiaların kamuoyu tarafından kesinleşmiş gerçekler gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.‘YENİ NESİL SAVAŞLARDA DAHA DÜŞÜK MALİYETLİ MÜDAHALELER ÖNE ÇIKIYOR’Dr. Hazar Vural, günümüzde devletlerin doğrudan askerî müdahale yerine daha düşük maliyetli yöntemlere başvurduğunu belirterek istihbarat operasyonlarının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi:“Düşük maliyetlerle rakibini cezalandırma yoluna gitmek amacıyla bu tür istihbarat müdahaleleri gerçekleştirilebiliyor.

Ancak bu süreçte yeniden insanlık suçları da işlenebiliyor.”Ceuta’daki gelişmenin İsrail ile ilişkilendirilmesi için hukuki bir zeminin oluşturulması gerektiğini vurgulayan Dr. Vural, Madrid yönetiminin resmî bir iddiada bulunması ve olayın üzerine gitmesi gerektiğini söyledi:-- Bu noktada hukuki bir zemin hazırlanması gerekir.

Yani İspanya’nın resmen İsrail’e yönelik böyle bir iddiada bulunması ve özellikle bu konunun üzerine gidilmesi gerekir. Sonrasında, eğer o düzensiz göçmenler arasında bir yerlerden bilgi veya para alarak böyle bir girişimin içerisine girenler varsa, bu durum süreç içerisinde İsrail’e fatura edilir.-- Önemli nokta şu: Her ne kadar uluslararası sistem, hukuk ve değerler son yıllarda çok yıpranmış olsa da özellikle bu tip davaların ve konuların olaylar gerçekleştikten sonra tarihte yerini alması önemli.

Yani belki zaman açısından baktığınızda bu, Tel Aviv hükümetini durduran bir şeye dönüşmüyor ya da başka bir aktör de dönüp aynı suçu işleyebilir. Ama nihayetinde, eğer bu planlı ve programlı bir asimetrik müdahaleyse ve karşı devleti cezalandırmak için yapılmışsa, sonuçta bunun hukukta bir karşılığı var.

Şayet böyle bir dava gerçekleşirse, İsrail’in suç dosyalarına bir yenisi daha eklenir.GERİLİM AVRUPA’YA DA YAYILIYORCeuta tartışması, İspanya ile İsrail arasındaki ikili ilişkilerden daha geniş bir ayrışmanın işareti olarak da değerlendiriliyor. Gazze savaşının başlamasından bu yana İsrail’in Avrupa kamuoyundaki imajının önemli ölçüde kötüleştiği yönündeki değerlendirmeler artarken, bazı kamuoyu araştırmaları da Filistinlilere yönelik sempati oranlarının yükseldiğine işaret ediyor.İspanya’da ise hükümetin İsrail’e yönelik sert tutumu kamuoyundaki tartışmalarla birlikte ilerliyor.

Gazze’deki gelişmeler ve İsrail’in askerî operasyonlarına ilişkin eleştiriler, Madrid yönetiminin dış politikasında Filistin meselesini daha merkezi bir konuma taşıdı.Hugh Lovatt’a göre İsrail’de, uluslararası alanda yaşanan itibar kaybının temel nedeninin ülkenin politikaları yerine Filistin tarafının daha etkili bir iletişim yürütmesi olduğu yönünde bir yaklaşım bulunuyor. Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin

En Çok Okunanlar

1
15 Temmuz Şehitler Makamı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesine ziyaretçi akını
15 Temmuz Şehitler Makamı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesine ziyaretçi akını
2
Belçika ve Endonezya'da Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz paneli düzenlendi
Belçika ve Endonezya'da Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz paneli düzenlendi
3
Süper Lig'de yeni sezonun ilk hafta programı açıklandı
Süper Lig'de yeni sezonun ilk hafta programı açıklandı
4
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı! Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma: 23 kişi adliyeye sevk edildi
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı! Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma: 23 kişi adliyeye sevk edildi
5
15 Temmuz’un 10. yılında İstanbul'dan dünyaya mesaj! Dikkat çeken görüntüler: Binlerce vatandaş yürüdü
15 Temmuz’un 10. yılında İstanbul'dan dünyaya mesaj! Dikkat çeken görüntüler: Binlerce vatandaş yürüdü

Popüler Etiketler

#gündem #ekonomi #Siyaset #dunya #istanbul #kaza #asayiş #ABD #teknoloji #iran #spor #operasyon #eğitim #israil #yangın