Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne Limanı'ndan ayrılarak Mersin'in Taşucu Limanı'na doğru seyir halindeyken kısa süre içinde su alarak alabora olan yolcu gemisi faciası, deniz taşımacılığındaki güvenlik standartlarını ve hukuki sorumlulukları bir kez daha acı bir şekilde gündeme taşıdı. Yaşanan can kayıplarının ardından bölgede üç günlük ulusal yas ilan edilirken, olayla ilgili gemi kaptanı ve yedi görevli gözaltına alınarak kapsamlı bir adli soruşturma başlatıldı.
Kazanın hemen ardından tüm gözler geminin su alma nedenine, sefer öncesi gerçekleştirilen teknik kontrollere ve acil durum tahliye süreçlerinin işletilip işletilmediğine çevrildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Deniz Hukuku ve Ticareti Uzmanı Avukat Selçuk Esenyel, bu tür deniz kazalarında sorumluluğun tek bir kişi ya da kurumla sınırlı tutulamayacağını, nedensellik zincirinin titizlikle incelenmesi gerektiğini belirtti. Esenyel, taşıyanın gemiyi emniyetli işletme yükümlülüğünün, mürettebatın seyir kararlarının, teknik bakım süreçlerinin ve liman denetimlerinin bir bütün olarak ele alındığını vurguladı.
Yüksek hızlı yolcu gemilerinin denize elverişlilik şartlarına dikkat çeken uzmanlar, yalnızca genel belgelerin bulunmasının yetmediğini, olay günü geminin fiilen bu standartları karşılayıp karşılamadığının hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Klas sertifikaları, sigorta poliçeleri, can kurtarma ve yangın ekipmanları ile periyodik sörvey kayıtlarının güncelliği soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Tanin ifadelerinde yer alan patlama benzeri ses iddiaları ve olumsuz hava koşulları da teknik incelemelerin yönünü belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.
Yolcuların bilet almasıyla başlayan hukuki sürecin, taşıyıcıya yolcuyu güvenli bir şekilde varış noktasına ulaştırma yükümlülüğü yüklediğini belirten Esenyel, fiili taşıyıcının kim olduğunun yolcuya karşı sorumluluğu ortadan kaldırmadığını kaydetti. Ayrıca kaza anındaki acil durum prosedürlerinin, VDR kayıtları, AIS verileri ve telsiz haberleşmeleri üzerinden dakika dakika inceleneceği, can yelekleri ve kurtarma sallarına erişimde yaşanan aksaklık iddialarının da adli makamlarca titizlikle araştırılacağı ifade edildi.