Yıllardır süregelen bilimsel tartışmaların ardından yapılan kapsamlı araştırmalar, kahve tüketimi ile kalp sağlığı arasındaki ilişkinin sırrını ortaya koydu. Amerikan Kalp Derneği'nin verilerini temel alan güncel çalışmalar, ölçülü düzeyde kahve tüketmenin, kalp ritim bozukluğu öyküsü olan bireylerde bile hastalığın tekrarlama riskini önemli ölçüde azalttığını kanıtlıyor. Ayrıca düzenli tüketimin tip 2 diyabet riskine karşı da koruyucu bir kalkan olduğu belirtiliyor.
Ancak bilim insanları, bu faydaların kahvenin demleme yöntemine göre farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, sağlığa olumlu etkileri görmek için kağıt filtre kullanılarak demlenen veya çözünebilir (hazır) kahvelerin tercih edilmesi büyük önem taşıyor. Buna karşın Türk kahvesi, espresso veya Fransız presi gibi süzülmemiş yöntemlerle hazırlanan kahveler, 'kafestol' adı verilen ve kötü kolesterolü yükselterek damar tıkanıklığına zemin hazırlayabilen maddeleri bünyesinde barındırıyor.
Araştırma, doğal kahve ile yapay kafein kaynakları arasında da keskin bir ayrım yapıyor. Enerji içecekleri, kafein tabletleri veya yoğunlaştırılmış 'shot' içeceklerin, sağlıklı bireylerde bile tansiyon dalgalanmalarına ve ölümcül ritim bozukluklarına yol açabileceği uyarısında bulunuluyor. Kişinin kafein metabolizması karaciğerdeki genetik enzim yapısına göre değişkenlik gösterdiğinden, günlük tüketim limitlerinin kişiselleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin, günlük kafein dozlarını belirlemeden önce bir uzmana danışmaları hayati bir gereklilik olarak öne çıkıyor.