Kahramanmaraş'ta geçtiğimiz aylarda bir ortaokulda meydana gelen ve büyük bir trajediye yol açan silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve ilgili ağır ceza mahkemesince kabul edilen 43 sayfalık kapsamlı iddianamede, olayın tüm karanlık yönleri ve hazırlık aşamaları gözler önüne serildi.
Hazırlanan iddianamede olay yeri inceleme tutanakları, güvenlik kameraları, otopsi raporları, dijital materyal analizleri ve tanık ifadeleri titizlikle değerlendirildi. Kan donduran olayın yaşandığı gün okul koridorlarında yapılan aramalarda çok sayıda tabanca, boş şarjör ve onlarca boş kovan ele geçirildiği, saldırıyı gerçekleştiren ve olay yerinde yaşamını yitiren öğrencinin ailesinin ise sanık sandalyesine oturtulduğu belirtildi.
AİLE HAKKINDA AĞIR HAPİS TALEBİ
Saldırgan öğrencinin babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla yer aldı. Tutuklu bulunan baba Uğur Mersinli hakkında birden fazla kişiye yönelik olası kastla öldürme ve yaralama suçlarının yanı sıra ateşli silahlar kanununa muhalefetten dava açılması talep edildi. Anne Peyman Pınar Mersinli'nin ise bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan yargılanması istendi.
DİJİTAL MATERYALLERDE ŞOK EDİCİ DETAYLAR
Saldırganın cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemeler, facianın uzun süreli ve soğukkanlı bir planın ürünü olduğunu kanıtladı. Cihazlarda okulun tükenmez kalemle çizilmiş krokilerinin yanı sıra, farklı ülkelerdeki okul saldırılarına dair araştırma kayıtları ve el yapımı patlayıcılara ilişkin dokümanlar bulundu. Ayrıca saldırganın ailesine yönelik de bir saldırı planı hazırladığı ve bazı sosyal medya kullanıcılarına eylem yapacağını önceden bildirdiği tespit edildi.
İHMALLER ZİNCİRİ DİKKAT ÇEKTİ
İddianamede, polis memuru olan babanın evdeki silahları kilitli bir kasada muhafaza etmek yerine kolay erişilebilir şekilde bıraktığı vurgulandı. Çocuğun daha önce psikolojik destek alması gerektiği yönündeki okul ve hastane uyarılarına rağmen gerekli sağlık başvurularının yapılmadığı, babanın çocuğu atış poligonuna götürdüğü ve dijital faaliyetlerini denetlemediği kaydedildi. Öte yandan, saldırı anında müdahale ederek saldırganı etkisiz hale getiren bir vatandaş hakkında ise meşru savunma hükümleri gereği kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.