Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda meydana gelen ve büyük bir trajediye yol açan silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan 43 sayfalık iddianame, 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla hazırlanan belgede; olay yeri inceleme tutanakları, güvenlik kameraları, otopsi raporları, dijital materyal analizleri ve tanık ifadeleri delil olarak yer aldı.
Hazırlanan iddianamede, saldırının gerçekleştiği gün okul koridorunda çok sayıda tabanca, boş şarjör ve 84 adet boş kovan ele geçirildiği bilgisine yer verildi. Olay sırasında hayatını kaybeden 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin anne ve babası soruşturmada şüpheli sıfatıyla yer aldı. Tutuklu bulunan baba Uğur Mersinli hakkında birden fazla kişiye yönelik olası kastla öldürme ve yaralama suçlarından dava açılması istenirken, tutuklu anne Peyman Pınar Mersinli'nin ise bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi.
Saldırganın dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelerde ise vahim detaylara ulaşıldı. Bilgisayar ve cep telefonunda yapılan incelemelerde, saldırının düzenlendiği okulun tükenmez kalemle çizilmiş krokilerine, olayda kullanılan silahlarla çekilmiş fotoğraflara ve şiddet içerikli çok sayıda video kaydına rastlandı. Failin, eylemi gerçekleştirmeden önce uzun süre araştırma yaptığı, farklı ülkedeki okul saldırılarını incelediği ve aile üyelerine yönelik de benzer bir plan hazırlığı içinde olduğu tespit edildi. Ayrıca saldırganın sosyal medya üzerinden bazı kişilere okula saldırı düzenleyeceğini paylaştığı belirlenerek bu kişiler hakkında da soruşturma başlatıldı.
İddianamede, anne ve babanın ihmallerine dikkat çekildi. Evde bulunan çok sayıda silahın kilitli veya şifreli bir kasada muhafaza edilmediği, kolay erişilebilir şekilde bırakıldığı vurgulandı. Şüphelinin geçmiş yıllarda rehberlik servisiyle çok sayıda görüşme gerçekleştirdiği, psikiyatrik takip ve tedavi önerilerine rağmen aile tarafından bu sürecin ihmal edildiği ifade edildi. Polis başmüfettişi olan babanın, çocuğunun psikolojik durumunu ve silahlara olan ilgisini bilmesine rağmen gerekli önlemleri almadığı, hatta atış poligonuna götürdüğü belirtilerek olası kast hükümlerince cezalandırılması istendi. Annenin ise sağlık uyarılarını dikkate almadığı gerekçesiyle bilinçli taksirle yargılanması talep edildi.
Öte yandan, saldırı sırasında okula girerek saldırganı etkisiz hale getiren bir kişinin ise meşru savunma hükümleri çerçevesinde hareket ettiği değerlendirilerek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.