Sosyal güvenlik sisteminde milyonlarca çalışanın gözü kulağı olası yeni düzenlemelere çevrilmiş durumda. Özellikle EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesinin ardından, 8 Eylül 1999 sonrasında sigorta koluyla iş hayatına atılan vatandaşlar için kademeli emeklilik beklentisi gündemdeki sıcaklığını koruyor. Çalışanlar, prim ve yaş şartlarında esnetilme yapılıp yapılmayacağını ve kendileri için yeni bir tablonun oluşturulup oluşturulmayacağını yakından takip ediyor.
Gündemden düşmeyen kademeli emeklilik tartışmaları kapsamında, özellikle 2000 ile 2008 yılları arasında sigorta başlangıcı bulunan milyonlarca kişi arama motorlarında güncel takvimleri ve şartları araştırıyor. İnternet ortamında ve sosyal medyada sıkça paylaşılan yaş ve prim tabloları, kamuoyundaki beklentileri yansıtsa da, resmi kurumlar tarafından onaylanmış geçerli bir taslağı ifade etmiyor.
Mevcut yasalara göre, Türkiye'de emeklilik koşulları kişinin ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihe, çalıştığı statüye (4A, 4B, 4C) ve toplam prim gün sayısına göre değişiklik gösteriyor. Güncel durumda, 2026 yılı itibarıyla kademeli emekliliği yürürlüğe sokan yasalaşmış yeni bir kanun bulunmuyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelen bazı kanun teklifleri ve soru önergeleri olsa da, bu tasarılar henüz yasalaşmadı ve Resmi Gazete'de yayımlanmadı.
Yetkililer, internette yer alan ve farklı yılları baz alan kademeli emeklilik tablolarının resmiyet taşımadığını vurguluyor. Olası bir yasal düzenlemenin hayata geçmesi durumunda, kapsam, yaş ve prim şartlarının Meclis süreci sonrasında netleşmesi gerekecek. Bu nedenle çalışanların hak kaybı yaşamaması adına, yalnızca sosyal medyadaki iddialara değil, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) resmi verilerine ve yürürlükteki mevcut mevzuata odaklanmaları büyük önem taşıyor.