İstanbul'da havaların ısınmasıyla birlikte kent sakinlerini endişelendiren yeni bir vaka gündeme geldi. Normal şartlarda kırsal alanlarda, bahçelerde veya eski yapılarda görülmesi beklenen akrepler, son dönemde apartman dairelerinin içine ve hatta yüksek katlara kadar tırmanarak insan yaşam alanlarında boy göstermeye başladı. Uzmanlar bu durumun arkasındaki nedenleri ve alınması gereken önlemleri açıkladı.
Kent genelinde yaşanan olaylarda, evlerinde büyük boyutta akreplerle karşılaşan vatandaşlar şaşkınlık ve korku yaşıyor. Kağıthane'de yaşayan bir vatandaş, aldığı tüm önlemlere ve pencerelerindeki sinekliklere rağmen evinin salonunda yaklaşık 8 santimetre büyüklüğünde bir akreple karşılaştığını, korkudan evcil kedisini alarak evi terk ettiğini belirtti. Benzer şekilde Üsküdar'da geçmişte bahçe katı bir evde yaşayan başka bir vatandaş ise, dairelerine sürekli akrep girdiğini ve çevredeki komşularının da aynı sorunla mücadele ettiğini ifade etti. İlaçlama firmalarının da bu dönemde akrep şikayetleri nedeniyle yoğunluk yaşadığı ve aynı gün içinde birden fazla adrese servis verdiği öğrenildi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, İstanbul sınırları içinde kayıtlı üç farklı akrep türü bulunduğunu belirtti. Bunlardan 'Alpiscorpius istanbulensis' türünün ormanlık alanlarda yaşayıp insan yerleşimlerine girmediğini, ancak 'Euscorpius tauricus' ve 'Euscorpius italicus' türlerinin evlerin içine sıklıkla girdiğini vurguladı. Bu türlerin nemli ortamları, çatlakları ve binaların sunduğu uygun yuvalama alanlarını sevdiğini kaydeden Yağmur, aynı zamanda evlerin etrafındaki çöp ve ışık kaynaklarının çektiği sinek, hamam böceği gibi böcek popülasyonlarının da akrepleri bu alanlara çektiğini dile getirdi.
Akreplerin binaların dış duvarlarına ve pencerelerine rahatlıkla tırmanabildiğini belirten Prof. Dr. Yağmur, evde bir akrep görülmesinin o bölgede bir popülasyon olabileceğine işaret ettiğini söyledi. Akreplerin zehir durumuna dair de bilgi veren uzman, Türkiye'deki türler arasında makasları kuyruğundan kalın olanların zehirlerinin zayıf ve tehlikesiz olduğunu, ancak İstanbul'daki türlerin insan sağlığı açısından ölümcül bir risk taşımadığını aktardı. İstanbul'daki bir akrep sokması vakasında bölgenin sadece sabunlu suyla yıkanmasının genellikle yeterli olacağı, ancak alerjik reaksiyon durumunda acil servise başvurulması gerektiği ifade edildi.
Halk arasında dolaşan bazı yanlış inanışlara da değinen Yağmur, mavi rengin akrepleri kaçırdığı iddiasının doğru olmadığını, Fas gibi ülkelerdeki mavi-beyaz ev geleneğinde akrebi uzaklaştıran unsurun mavi boya değil kireç badanası olduğunu belirtti. Akreplerin altındaki tarak adı verilen duyu organlarının pürtüklü yüzeylerden ve keçi kılından yapılan dokulardan rahatsız olduğu, bu nedenle ev girişlerine keçi kılı halılar serilmesinin veya duvarlardaki çatlakların kapatılmasının etkili birer korunma yöntemi olabileceği kaydedildi.