İstanbul genelinde etkisini sürdüren kuraklık ve yüksek sıcaklıklar, megakentin su kaynaklarını tehdit etmeye devam ediyor. Son vergilere göre, geçtiğimiz haftalarda yüzde 48,13 seviyesinde bulunan baraj doluluk oranları, sadece sekiz günlük kısa bir süre zarfında yaklaşık yüzde 3'lük bir düşüş yaşayarak yüzde 45,16 seviyelerine geriledi. Uzmanlar, artan buharlaşma ve yetersiz yağışlar nedeniyle su tasarrufunun hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Yılın en yüksek doluluk oranına yüzde 72,05 ile 11 Mayıs tarihinde ulaşan İstanbul barajları, yaz aylarının ardından alarm vermeye başladı. 27 Ağustos tarihi itibarıyla yapılan ölçümlerde, barajlar arasındaki doluluk oranlarındaki büyük farklılıklar da dikkat çekti. Kentin su ihtiyacını karşılayan noktalardan Elmalı barajı yüzde 74,29 doluluk oranıyla en yüksek seviyeye sahipken, Pabuçdere barajı yüzde 10,64 gibi kritik bir seviyeye geriledi. Diğer önemli su kaynaklarından Ömerli yüzde 64,08, Darlık yüzde 63,43, Alibey yüzde 44,21, Terkos yüzde 39,53, Büyükçekmece yüzde 32,19, Istrancalar yüzde 28,48, Sazlıdere yüzde 25,37 ve Kazandere yüzde 19,27 oranında ölçüldü. Ayrıca barajların yanı sıra Melen ve Yeşilçay sistemlerinden de kente bu yıl toplam 499,32 milyon metreküp su takviyesi yapıldığı bildirildi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Meteoroloji Mühendisi Güven Özdemir, İstanbul'un barajları tamamen dolu olsa bile bu suyun ancak bir yıllık tüketimi karşılayabileceğine işaret etti. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ve kuvvetli rüzgarların buharlaşmayı artırdığını belirten Özdemir, su seviyelerindeki düşüşün devam edebileceği uyarısında bulundu. Avrupa'daki bazı ülkelerde hortumla bahçe sulamanın yasaklandığına ve ciddi tasarruf tedbirleri uygulandığına dikkat çeken Özdemir, yerel yönetimlerin ve vatandaşların su kullanımında daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı.
Özdemir, özellikle belediyelerin yol kenarlarındaki yeşil alanları sulama yöntemlerini eleştirerek, arızalı fıskiyelerin su israfına yol açtığını ifade etti. Sulama sistemlerindeki bu kaçakların ve yanlış zamanlamaların ciddi kayıplara neden olduğunu belirten uzmanlar, güneşin dik olmadığı saatlerde, sabah erken vakitlerde veya akşam batımından sonra sulama yapılmasının hem su tasarrufu sağlayacağını hem de bitki örtüsünün ihtiyacını karşılayacağını belirtiyor.